Tanrı adaletli mi? Niçin bazı insanların hem dünya yaşamı hem de ahiret yaşamı güzel?

Lütfenlog in or register to like posts.
Yazı
Sual Detayı

Sorduğum bu soruya tatminkar yanıt gelirse Müslüman olacağım:
Her insanın imtihanı değişik fakat 2 şahıs düşünelim birinin adı Ahmet olsun ötekinin adı da Mehmet. Ahmet maddi durumu orta ya da varlıklı bir şahıs fark etmez karakteri  de iyi (hoşgörülü saygılı fakirlere yardım eden vs vs) Tipi de güzel ve oldukça iyi bir ailede dünyaya gelen namazlarını da kılıyor özetlemek gerekirse Ahmet’in cennete gittiğini düşünelim. Mehmet ise ayağı kolu yok ya da görme engelli diyelim her her neyse Mehmet engelli olmasına karşın Tanrı’a isyan etmedi 80 yıl acı ve sıkıntılara katlandı özetlemek gerekirse Mehmet’in cennete gittiğini düşünelim. Ahmet yaşamını yaşarken ve mutlu bir halde dünyadan ayrılıp cennete gidecek Mehmet ise yaşamını yaşamadan cennete gidecek. Şimdi diyeceksiniz ki cennetin katmanları mevcut Cennetin katmanlarına baktım hepsi birbirinden güzel kısaca Ahmet cennetin en alt katmanına gitse bile onun için mesele olmayacak. Şu sebeple cennette kıskanma üzüntü vs yok mutluluk var her şey Ahmet için güzel sonuçta cennette kısaca kim hangi katmandaysa ona gore zevk alacaktır.
Niçin Ahmet gibilerin hem dünya yaşamı hem de ahiret yaşamı güzel? Burada Mehmet’e haksızlık yapılmıyor mu?
Bir ihtimal bu soruya yanıt verirken şunu da kabul edebilirsiniz. Mehmet Ahmet’ten daha çok tat alacak.
Mehmet Ahmet’ten daha çok tat alsa ne olacak ki? Ahmet için ne şeklinde mesele olabilir? Aslına bakarsanız Ahmet de kendi yediklerinden zevk alacak.
Bir de şöyleki bir şey var Mehmet daha çok tat alacak fakat bunu kimse bilmeyecek hepimiz en oldukça ben zevk alıyorum diyecek. Cidden Tanrı adaletli mi? Bence değil.

Yanıt
Yanıt

Kıymetli kardeşimiz,

Hakkaniyet terimi her insanın genel anlamda hakkında bir şeyler bildiğini sandığı göreceli ve kapalı kavramlardan birisidir.

Hakkaniyet nedir sorusunun cevabı bence ile başlamış olan cümlelerle verilemez. Sizce adil olan ötekisince olmayabilir.

Mutlak hakkaniyet insan doğasını aştığı için tanrısal alana bırakılmıştır.

Hakkaniyet terimi üstüne geliştirilen hukuk felsefeleri bile mutlak adaleti beşer üstü gördükleri için evrensel hakkaniyet ya da naturel hukuk şeklinde tümel kavramlara kadar gidebilmişlerdir.

Görece hakkaniyet kişiler içinde kurulabilecek en optimum denge durumuna karşılık ederken, mutlak hakkaniyet ise Tanrı karşısında yaratılmışların tikel olarak konumlarını belirler.

Buna gore, dünya hayatında sorun çeken bir insana sonsuz hayatta sorun çekmeyenlere gore üst bir konum sağlamak görece adaletin en optimum uygulaması iken, mutlak hakkaniyet açısından bu verilen nimet mesela onun hayvan olarak yaratılmamış oluşu ya da sıkıntılar ile birlikte görmüş olduğu nimetler açısından veyahut daha fena durumda bulunanlar göz önüne alındığında adaletin değil de tanrısal merhametin mevzusuna girer.

Burada göz önüne alınması ihtiyaç duyulan öteki bir mevzu da görece hakkaniyet bilgisinin herkeste herhangi bir eğitim ve bilgilenme süreci olmaksızın doğuştan mevcudiyetidir. Açıktır ki bu duygu bizi yaratan yüce Mevlanın el Adl sıfatından meydana gelmektedir.

Allahu tealanın adl sıfatından meydana gelen ve yaratılış hamurumuza onun tarafınca bırakılan bu duygu yada ölçü ile Allahu Tealaya düşman olmaya kalkmak, peşinen borçlu çıkacağımız bizim aleyhimizde olan bir süreci tetikleyecektir. Cenabı Tanrı’a en ziyade yakın olan peygamberlerin ve takipçilerinin dünya hayatında çektikleri sorun, çile ve maruz kaldıkları kötülükler ile beraber Allahu tealaya olan şaşmaz ve şaşırtmaz imanları göstermektedir ki din günü olarak Fatihada isimlendirilen mutlak hakkaniyet gününde tanrısal acıma olmaksızın mutlak adaletin önünden kurtulabilmek oldukça zor olsa gerek.

Cennette alınacak zevkin nasıllığı ve öteki insanlarla oranlanması bu dünya ölçeklerinde deneyim edilemeyecek bir olgunun zihinsel kurgusudur. Kendisini yaratanın kim bulunduğunu, iyi mi bulunduğunu bilmeyen, Cenabı Tanrı’ı görmemiş biz insanların haşir günü onu tüm isimlerinin mutlak tecellisinde bulup gördüğümüzde iyi mi bir idrak ve beklenti içine girebileceğimiz şimdiden kestirilemez.

Cenabı Tanrı’ın adil adı şeklinde, rahim adı de o gün mazharlarını mutlak bir tecellide arayacaktır.

Cenabı Tanrı’ın kahhar adı şeklinde, vedud adı de o gün taliplilerini sınırsız bir halde bulacaktır.

Cenabı Tanrı’ın hakim adı şeklinde, melik adı de o gün iktizalarını ne olursa olsun yerine getirecektir.

İnsan yapmış olup etmeleri itibari ile tüm bu adların mazharı olduğundan tanrısal hakkaniyet de kapsamlı olacaktır.

Bizim irademizden kaynaklanmayan tanrısal takdire ilişik işler ve oluşlar hakkında ise irademizin bu işler olduktan sonraki durumuna gore bir karşılığımız olması gereklidir.

Görme duygusu olmayan olarak yaratılmış bir şahıs iradi olarak gördüklerinden görevli tutulmayacağı şeklinde, görme duygusu olmadığı için cenabı Tanrı’a düşman bir alacaklı şeklinde davranması ile görevli olacaktır.

Bu durumda da işitme nimeti, insanların ve yakınlarının ona ilgisi vs. bir yığın öteki nimetin şükrü ve sorgusu karşısına gelecektir.

Madem hakkaniyet istiyoruz ne kadar alacaklı isek süre süreci ile çarpılıp ödenecek, ne kadar borçlu isek süre süreci ile istenecektir.

Müminin en baş vasfı tanrısal merhamete olan kati itimatı ve rahmete dönük ümididir. Bu duygunun varlığı bile ne ile karşılaşacağımızın ön habercisidir.

Hangi durumda ve kim olursak olalım ne ekersek onu biçeceğiz. Sadece tanrısal mutlaklık karşısında kusurumuzu ve ona olan sonsuz ihtiyacımızı hissedersek kendi haiz ve malikimiz tarafına sonsuz yolculuğa çıkabiliriz.

İlave data için tıklayınız:

Allah bu dünyayı neden adalet üzerine yaratmadı, tam tersi savaş ve …

Yönetenler ve yönetilenler hakkındaki ayetler nelerdir? | Sorularla …

Adalet hakkında ayetler, hadisler varsa yazar mısınız? | Sorularla …

Allah’in adaleti sadece Müslümanlar için mi geçerli, yoksa …

Allah kullarını imtihan ederken adaletsizlik yapar mı? Dünyada …

Afrika gibi ülkelerde açlıktan ölenler olmasını bahane ederek, -haşa …

Allah’ın iyi bir ateisti diğer zalimlerle aynı cehenneme gönderecek …

İslam’ın adalet anlayışı nasıldır? | Sorularla İslamiyet

Slm ve yakarma ile…
Sorularla İslamiyet

Dermatovzik19 tarafınca Per, 12/07/2018 – 00:05 tarihinde gönderildi

Reactions

0
0
0
0
0
0
Already reacted for this post.

Reactions

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir