Allah’ı niçin hissedemiyorum?

Lütfenlog in or register to like posts.
Yazı
Sual Detayı

– Allahı hissedemiyorum niçin bu şekilde oluyor anlayamıyorum namaz kılıyorum yakarış ediyorum, müslümanım fakat son üç haftadır Allah’ı hissedemiyorum oldukca perişanım vesveseyi tanırım fakat şeytan böylesine kalbimizi ruhumuzu ele geçirecek yetkisi var mı?
– Lütfen yardım edin oldukca mutsuzum..

Yanıt
Yanıt

Kıymetli kardeşimiz,

Sizin Allah’ı hissetmemenizin şeklini bilemediğimiz için, bununla ne kastettiğinizi de tam anlayamadık.

Bununla birlikte, bu mevzuda birkaç hakikati hatırlatmakta yarar vardır:

a) İnsanlar, devamlı aynı rahatlık ve şuuru taşımayabilir. Kimi zaman dünyevi bir sorun, ruhi huzurumuz benzer biçimde kulluk şuurumuzu da altüst edebilir.

Bu şekilde bir durum var ise, bunlardan kurtulmanın çaresi gene kulluktur, namaz kılmaktır. Hadis-i şeriflerden öğreniyoruz ki, Peygamberimiz (asm) dünya sıkıntıları karşısında derhal abdest alıp namaz kılmaya ve bununla rahatlık bulmaya çalışıyordu. (bk. Ebu Davud, h.no: 1319)

b) Bediüzzaman Hazretlerinin şu tespitleri de bizlere ışık tutabilir:

“Kastamonu’da ehl-i takva bir zât, şekva tarzında dedi: ‘Ben sukut etmişim. Eski halimi ve zevkleri ve nurları kaybetmişim.’ Ben de dedim: Bir ihtimal terakki etmişsin ki, nefsi okşayan ve uhrevî meyvesini dünyada tattıran ve hodbinlik hissini veren zevkleri, keşifleri geri bırakıp, daha yüksek makama, mahviyet ve terk-i enaniyet ve fâni zevkleri aramamak ile uçmuşsun. Evet bir ehemmiyetli ihsan-ı İlahî; ihsanını, enaniyetini bırakmayana ihsas etmemektir, tâ ucb ve gurura girmesin.” (bk. Şualar, s. 317)

c) İmam Şafii’nin şu tespitleri de bizlere rehberlik edebilir. O şöyleki der:

“On altı senedir hiçbir vakit tok oluncaya kadar yemedim. Zira, midenin tokluğu, bedeni ağırlaştırır, kalbi katılaştırır, zekâveti yok eder, uyku getirir ve sahibini yakarma mevzusunda zayıflatıp tembelliğe sokar.” (bk. Gazali, İhya, 1/24)

d) İslam literatüründe “inbisat-inkıbad” halleri vardır.

İnbisat: Kalbin rahat, ruhun sürurlu olduğu durumun ifadesidir. İnkıbad ise: Kalbin sıkıntılı, ruhun kederli olduğu halin adıdır. Allah kullarını bu iki hal ile de sınav eder.

Şunu unutmayalım ki: “İlaçların acısına sabretmeyen, şifanın tadına varamaz.” (İhya, 3/199)

e) Bu sıkıntıdan kurtulmanın mühim bir reçetesi; sabır, şükür, tövbe istiğfar, bu sıkıntının gideceğine olan umut, yakarış, ibadet-ihlas benzer biçimde ilaçları çokça istimal etmektir.

Hadiste rivayet edildiğine bakılırsa, “La havle ve la kuvvete illa billah” okumak, 99 derde devadır ki, bunların en hafifi sıkıntılardır. (bk. Egemen, 1/727)

O halde, yukarıdaki ilaçlarla birlikte, günde: La Havleyi 99, Felak-Nas surelerini 11’er kere, İnşirah suresini 8 kere, Fatiha suresini 7 kere okuyun. 

Rabbimiz hepimizin maddi ve tinsel hastalıklarına şifalar versin. Amin.

İlave data için tıklayınız:

– Şeytan insana zorla yaptırım gücüne sahip midir?

Merhaba ve yakarış ile…
Sorularla İslamiyet

Anonim tarafınca Per, 09/02/2017 – 01:38 tarihinde gönderildi

Reactions

0
0
0
0
0
0
Already reacted for this post.

Reactions

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir