Tanrı’ın, kazanma şansı olmayan şeytan ile savaşım etmesi acayip değil mi?

Lütfenlog in or register to like posts.
Yazı
Sual Detayı

– Tanrı yarattıklarından bazılarını dost ediniyor (örnek Peygamberimiz) bazılarını düşman ediniyor (örnek şeytan). Sonrasında şeytanla mücadeleye giriyor. (Kazanma şansı olmayan şeytanla)

– Bu durum size acayip gelmiyor mu?

– Tanrı insanı yaratıyor, fakat kul köle olarak; kendisine dost olarak, daha onurlu bir insan yaratamaz mıydı?

Yanıt
Yanıt

Kıymetli kardeşimiz,

– Tanrı -şeytan dahil- asla kimse ile mücadeleye girmiyor… Eğer Tanrı yarattıkları ile mücadeleye girseydi, onları yaratmaz olur biterdi…

Kur’an’dan şunu kati olarak öğreniyoruz ki, Tanrı imtihana doğal olarak tuttuğu insan, cin ve şeytanlara akıl ve özgür irade vermiştir… Şeytanlar özgür iradeleriyle isyan etmiş, Tanrı’ın emirlerini yerine getirmemiş, hayatta kaldıkları sürece Tanrı’ın kullarını doğru yoldan saptıracaklarını duyuru etmişler.

Tanrı da insanoğlunu babaları ÂDEM’e karşı düşmanlık besleyen bu şeytanların tuzaklarına düşmemeleri için uyarmış, insanları cehenneme sürüklemek için gece-gündüz çalışan bu şeytanları öncesiz düşman olarak görmelerini tavsiye etmiş, dosdoğru yolu göstermek için peygamberleri ve kitapları göndermiştir. Bunda garipsenecek ne var ki?

– Tanrı aden ve cehennemi yaratmış, sonrasında da bir sınav açmıştır. İmtihanın bir kıymet ifade etmesi için hem kazanma hem yitirme unsurlarını barındırması gerekir. İnsanlardaki fena ve iyi duyguların varlığı, akıl-zekanın yanında nefsin ve kör hissiyatın yaratılması da bu gayeye matuftur.

Keza, bu amaca hizmet etmesi için insan kalbinin sağ tarafında güzel ve doğruları esin eden melekleri, sol tarafında da kötülüğü ve yanlışları telkin eden şeytanları yaratmıştır.

Ek olarak fena ve iyiyi ayırt etmek için aklı bir mümeyyiz unsur olarak belirleme etmiş olduğu benzer biçimde, bu imtihanın muntazam yürümesini sağlamak, sınav rehberi olan semavi kitapların şifrelerini çözüp, sorulara doğru yanıt vermelerine yardım etmek için peygamberleri birer rehber-muallim olarak görevlendirmiştir.  

– Bir taraftan sonsuz ilim, hikmet ve kudretiyle kâinatı yarattığına inandığınız bir Tanrı’a inanç edeceksiniz, sonrasında onun yanlış sınav yaptığını savunacaksınız…

– Bir taraftan Tanrı’ın hiçbir şeye muhtaç olmayan, tüm evreni ve insanları sırf rahmetinin bir yansıması olarak yarattığına inanacaksınız, diğer taraftan şeytanı düşman duyuru etmesini yadırgayacaksınız…

– Bir taraftan aden ve cehennem inanacaksınız, adil bir imtihanın gereği olarak iyi insanların cennete, fena insanların cehenneme gideceğine inanç edeceksiniz, öteki taraftan bu imtihanın şeklini eleştirmeye kalkacaksınız…  

Tanrı’ınızı seversiniz, tüm bunlar size acayip gelmiyor mu?

Yok eğer siz Tanrı’ın varlığına, birliğine, sonsuz ilim, kudret, hikmet, hakkaniyet ve acıma sahibi olduğuna inanç etmiyorsanız; Kur’an’ın Tanrı’ın sözü, Hz. Muhammed (asm)’in onun hak peygamberi olduğuna inanmıyorsanız, bu takdirde siz neye itiraz ediyorsunuz?

Vicdanınızda, varlığına inanmadığınız düşsel bir varlığa, olmayan bir sınav şekline eleştiri okları atmanız sizce, akıl, zeka, ilim, irfan, insaf, vicdan açısından fazlaca acayip ve pek çirkin bir hezeyan değil mi?

– Tanrı’ın varlığı ve birliğini, Hz. Muhammed (asm)’in hak peygamber bulunduğunu, Kur’an’ın Tanrı’ın hak sözü bulunduğunu tüm dünyaya karşı kanıtlama etmeye hazırız. Hakkaten ön yargılardan uzak, samimi olarak, bulaştıkları inanç zafiyetini tedavi etmek isteyen insanlarımıza -Tanrı’ın izniyle- her türlü katkıyı yapacağız.

Yegâne gayemiz insan olarak hepimizin cehennemden kurtulmasına vesile olmaktır.

İlave informasyon için tıklayınız:

– Şeytan ve şerler niçin yaratıldı?

– Yaratılışın delilleri…

– Kur’an Allah kelamıdır…

–  Ahirete iman: Sonsuz hayatın varlığı…

Slm ve yakarış ile…
Sorularla İslamiyet

ruhsat tarafınca Sa, 05/02/2013 – 11:02 tarihinde gönderildi

Reactions

0
0
0
0
0
0
Already reacted for this post.

Reactions

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir