Arafat vakfesi kimi zaman gününde yapılmıyor olabilir mi?

Lütfenlog in or register to like posts.
Yazı

Arafat vakfesi Zilhicce’nin 9. günü öğleden sonrasında adım atar, güneş batıncaya kadar sürer. Vakfe, ertesi günü tanyeri ağarıncaya kadar da yapılabilir. Zilhicce kameri aylardandır. Ondan ilkin Zilkade gelir. Her kameri ay şeklinde Zilkade de 29 yada 30 gün çeker. Zilkade’nin 29. günü güneşin batmasından sonrasında batı ufkunda batmakta olan hilal görülürse Zilhicce ayı başlamış olur. Eğer hilal görülemezse Zilkade’nin 30 gün sürdüğü, ondan sonraki günün Zilhicce’nin 1. günü olduğu kanaatine varılır.

Dünyanın coğrafi konumu sebebiyle hilâl her yerde aynı gün görülmez. Bu sebeple yeni ayın başlama günü öteden beri ihtilaflı olmuştur. Buna bir son vermek için Türkiye’nin önderliğinde emek harcamalar yapılmış ve İslam Ülkeleri Takvim Komisyonu kurulmuştur. Artık hilal, ilk olarak dünyanın neresinde görülürse o andan itibaren yeni ay başlamış sayılmaktadır. Takvim komisyonu gözlem yapmamakta, yeni ayın görülebilirliğini evvel hesapla belirlemektedir. Sadece eski alimlerin bir çok yeni ayın hesapla belirlenmesini doğru bulmamış, çıplak gözle gözlemeyi koşul koşmuşlardır. Diyanet İşleri Başkanlığımız, müftülüklerden gözlem yapmalarını isteyerek Takvim Komisyonunun hesaplarını gözlemle de doğrulamaktadır.

Suudi Arabistan kameri ay başlarının hesapla belirlenmesi sonucuna uymamaktadır. Onlar, hilali gördüğünü söyleyerek yetkililere baş vuranların şahitliğine nazaran yeni ayı duyuru etmektedirler. Ara sıra, hilali görmenin olanaksız olduğu durumlarda dahi yeni ayın duyuru edilmesi, gözlem yapanların yanılmış yada yalan söylemiş olabilecekleri kanaatini doğurmaktadır. Türkiye’nin Suudlu yetkilileri bu mevzuda ikna çabaları bu güne kadar bir netice vermemiştir. Bu sebeple bu hususta öteden beri mevcud ihtilaf devam etmektedir.

Fakat bu ihtilaf hiçbir vakit iki ayrı günde Arafat vakfesi yapılmasına yol açmamıştır. Şundan dolayı Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir Hac emirliği görevi koymuştur. Hacılar, Hac Emiri’nin belirlediği tarihte Arafat vakfesi yapmak zorundadırlar. Şundan dolayı onun ihtilaflı bir mevzuda verdiği karar, ihtilafı ortadan kaldıracaktır.

Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemden şöyleki bir hadis rivayet edilmiştir: “Orucunuz, oruç tuttuğunuz günde, Ramazan bayramınız bayram yaptığınız günde, Arafat’ınız Arafat’a çıktığınız günde, Kurban bayramınız da kurban kestiğiniz gündedir.” ((Kemalüddin b. el-Hümâm, Şerhu Feth’il-kadîr, Beyrut, c.III, s. 169)) Buna nazaran Arafat vakfesinin zamanı insanların Arafe günü olduğu kanaatiyle vakfeye durdukları gündür.

İmam Muhammed’in şöyleki söylediği nakledilmektedir: “Hilali bizzat gören şahıs, kendi tespitine nazaran Arefe günü olan günde vakfe yapsa vakfesi caiz olmaz. Onun Hac Emiri ile beraber yine vakfe yapması gerekir. Şundan dolayı topluca vakfe meydana getirilen gün gerçekte bayram günü de olsa topluluk hakkında hac günü, doğrusu arefe günü sayılır. Vakfe vaktinde ayrılığa düşmek caiz olmaz. Bu sebeple o kişinin tek başına yapmış olduğu vakfenin bir önemi olmaz. Görüş ve kanaat belirtilmesini caiz kılacak bir sebepten dolayı Hac Emiri vakfeyi bigün geciktirecek olsa ondan ilkin vakfe yapanın vakfesi de caiz olmaz. ((İbn Hümâm, Şerhu Feth’il-kadîr, c. III, s.169)) ”

Netice olarak Hacıların Arafat’ta yaptıkları vakfe, hususi şartları sebebiyle tam ve yerindedir. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Arafat vakfesi ile ilgili değişik uygulama yapması sözkonusu olması imkansız.

Reactions

0
0
0
0
0
0
Already reacted for this post.

Reactions

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir