Bayanların adam akrabalarıyla asla konuşmaması doğru mu?

Lütfenlog in or register to like posts.
Yazı

Allah Teala Kur’an-ı Kerim’de şu şekilde buyurmuştur:

“(Resûlüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını/mahrem yerlerini korumalarını söyle. Bu sebeple bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır.

“Mümin hanımefendilere da söyle gözlerini sakınsınlar; edep yerlerini ve çevresini örtsünler. Görünen kısım dışındaki süslerini açmasınlar.  Başörtülerini yakaları üzerine kadar indirsinler. Kocaları,  babaları, kocalarının babaları, oğulları, kocalarının oğulları, adam kardeşleri, adam kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi hanımefendileri, elleri altında bulunan esirler, ele bakar hale gelmiş ve erkekliği kalmamış kimselerle bayanların edep yerlerinin farkına varamamış çocuklar haricinde asla hiç kimseye süslerini açmasınlar. Gizledikleri süslerin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar. Ey inananlar! Saadete ermeniz için hepiniz tevbe ederek Allah’ın hükmüne dönün.” (Nûr, 24/30-31)

Bu ayetlere gore bir bayan yukarıda belirtilen adamların yanında oturabilir, başını açabilir. Bu sayılanların haricinde kocasının adam kardeşleri yada öteki adam akrabalarının yanında mahrem yerlerini açamaz! Fakat bunlarla hitabı, selamlaşması yasak değildir. Bunlara karşı tesettürlü giysilerle çıkabilir. Onlarla asla selamlaşmamak, konuşmamak vs. şeklinde şeyler birer aşırılık tezahürleridir. Örtünme kurallarına aykırı olmadığı müddetçe yukarıdaki ayette sayılanların dışındaki erkeklerle konuşmasında bir sakınca yoktur. Sakıncalı olan durum, kadının bu erkeklerle kapalı bir yerde baş başa kalmasıdır. Mevzuyla ilgili hadis şöyledir:

Peygamberimiz sallallâhu aleyhi ve sellem şu şekilde buyurmuştur: “Sizleri (bununla beraber mahremi bulunmayan) bayanların yanlarına girmekten men ederim!” Bunun üstüne Ensâr’dan bir adam: Ya Resulallah! (Kocanın babaları ve oğullarından başka öteki) adam akrabalarına ne dersin? diye sordu. Rasûlullah: “Onlarla halvet (baş başa kalmak) ölümdür” buyurdu.” (Buhârî, Nikâh, 112; Müslim, Selâm, 20 (2172).

Kapalı bir yerde baş başa kalmamak şartıyla bir bayan, kendisine yabancı olan erkeklerle aynı ortamda bulunabilir, onlara hizmet edebilir. Mevzuyla ilgili olarak Peygamberimiz döneminden nakledilen sahih bir uygulama şöyledir:

“Sehl b. Sa’d radıyallâhu anh şu şekilde demiştir: Ebû Useyd es-Sâidî evlendirilmiş olduğu vakit, Peygamberimiz ve ashabını düğün yemeğine çağrı etti. Onlar için yemeği icra eden da, servis eden de Useyd’in hemen hemen evlendirilmiş olduğu karısı Ümmü Useyd’den başkası değildi. O, geceden taş bir tencere içinde hurmalar ıslatmış, Peygamberimiz yemeğini bitirince hanım kendi eliyle o şırayı Peygamberimize sunmuş, O’na böylece ikram ederek içirmişti.” (Buhari, Nikâh, 78)

“Ebû Sindirim şu şekilde demiştir: Ben Sehl ibn Sa’d’dan işittim: Ebû Useyd es-Sâidî, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemi kendisinin düğün yemeğine çağrı etti. O gün hemen hemen yeni gelin olan karısı onlara hizmet etmekte idi…” (Buhari, Nikah, 79)

Reactions

0
0
0
0
0
0
Already reacted for this post.

Reactions

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir