Bir harpte yiyecek, içecek, tabanca, kıyafet şeklinde eşyaları almak, kullanmak caiz midir?

Lütfenlog in or register to like posts.
Yazı
Sual Detayı

– Bir harp ya da ona benzer bir vaka ya da büyük çaplı bir vaka esnasında yiyecek, içecek, tabanca, kıyafet vs. şeklinde eşyaları almak, kullanmak (etrafta bu tarz şeyleri denetleyecek pek kimse yok) caiz midir, yapılırsa kul hakkı olur mu?

Yanıt
Yanıt

Kıymetli kardeşimiz,

– Büyük çaplı bir vakadan maksat, bazı gruplar içinde meydana gelen bir kavga ise, bu harp hukukuna girmeyebilir.

– Savaşan tarafların her ikisi de müslüman ise, burada gene harp hukukuna bağlı olarak gerçekleşme eden ganimet söz mevzusu değildir.

– Kavga edenlerden bir taraf dinden çıkmış mürtet de olsa onun malı ganimet olmaz. Şundan dolayı gerçek sahibi olan yakınları vardır.

“Cihad-ı dinîde olsa, kâfirlerin çoluk-çocuklarının vaziyetleri aynıdır. Ganîmet olabilir; Müslümanlar, onları kendi mülküne dâhil edebilir. Fakat İslâm dairesinde birisi dinsiz olsa; çoluk-çocuğuna hiçbir cihetle temellük edilmez, hukukuna müdahale edilmez. Çünki o masumlar, İslâmiyet rabıtasıyla dinsiz pederine değil, bir ihtimal İslâmiyet’le ve cemaat-ı İslâmiye ile bağlıdır.” (bk. Nursi, Emirdağ Lahikası-ı, S. 39)

– Kâfirlerle meydana getirilen savaşlarda (ki ufak çaplı da olsa gene savaştır), İslam hukuku çerçevesinde ganimetler alınabilir.

Fakat İslam hukukunda ilkeler esastır. Ganimetlerin alınış şekli de belli kurallara bağlıdır. Mesela:

a) Devlet reisi/sivil yada askeri bir yetkili tarafınca, askerleri savaşmaya teşvik etmek maksadıyla: “Kim bir malı elde ederse şu kadarı onundur. Kim bir düşmanı öldürürse onun eşyası onundur…” derse, bu şartları yerine getiren kimse söz verilen eşyaya haiz olur.

Nitekim, Peygamberimiz (asm) de “kim bir düşmanı öldürürse onun üstündeki eşya (tabanca ve saire eşya) onundur.” (Buhari, Humus 18) diye buyurmuştur. Bu mevzuda tabanca şeklinde yiyecek-içecek, altın-gümüş şeklinde kıymetli eşyalar aynıdır. Bu, Hanefi ve Malikilerin görüşüdür.

– Şafii ve Hanbelilere gore, bu mevzuda devlet reisinin izni gerekmez. Bu iki mezhep alimlerine gore “kim bir düşmanı öldürürse onun üstündeki eşya (tabanca ve saire eşya) onundur.” (bk. Neylu’l-Evtar, 7/261) hadisi esastır. Şu demek oluyor ki bu hadiste efendimiz aslına bakarsan izin vermiştir, artık başkasının iznine gerek kalmamıştır. (bk. V. Zuhayli, el-Fıkhu’l-İslami, 6/452-453)

Sadece unutmamak gerekir ki, bu izin yalnız harpte öldürmüş olduğu savaşçının üstündeki mallarla ilgilidir.

b) Ganimet ise genel olarak düşmandan elde edilmiş mallardır. Ganimetleri de rastgelen kimsenin alması caiz değildir. Bu konudaki detaylara giremeyiz. Fakat şu ayetin mealini vermekte yarar vardır:

“Eğer Allah’a ve iki ordunun karşılaşıp hak ile bâtılın birbirinden ayrılmış olduğu günde kulumuza indirdiğimize inanç etmişseniz, bilin ki elinize geçen ganimetlerin beşte biri Allah’a, Peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Allah ise her şeye kadirdir.” (Enfal, 8/41)

Ganimetlerin taksimatı hu ayetin emri doğrultusunda yapılır. (bk. bk. V. Zuhayli, 6/455-465).

Bilhassa ganimet malının aşırılmasına vurgu meydana getiren şu ayetin mealini de vermek yerinde olur:

“Emanete hıyanet etmek, bir peygamberin yapacağı iş değildir. Her kim  emanete hıyanet edip de (ganimet şeklinde umunun malından)  bir şey aşırır, bunu da gizlerse, kıyamet gününe o vebâlini almış olduğu şeyler, boynuna asılı olarak gelir. Sonrasında her kişiye kazanılmış olduğu şeylerin mükâfat yada cezası eksiksiz ödenir. Ve onlar asla haksızlığa uğratılmazlar.” (Al-i İmran, 3/161)

Demek ki ganimet rastgele alınmaz.

Slm ve yakarış ile…
Sorularla İslamiyet

İsa Korkmaz tarafınca Sa, 26/05/2015 – 01:11 tarihinde gönderildi

Reactions

0
0
0
0
0
0
Already reacted for this post.

Reactions

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir