Biz İslâm’ın neresindeyiz? | Sorular


386
386 points


İbadetlerden ictimaî, siyasal, hukuki, etik… hayata kadar her alanda İslâm’ın istediği insan ile bugün Müslümanım diyen insanoğlu arasındaki farka dikkat çekmek lazım; bu açıklığı fark etmek bile kulluk yolculuğunda önemli bir adımdır.

“Ümmetin üzerine bu ölü toprağı iyi mi saçıldı, ümmet bu hale iyi mi geldi?”

Şu sebeple gücü ve saygınlığı, Tanrı’a dayanıp müminlerle bir olmakta değil, ötekilere yamanmakta aradı ve bu sebeple imanı zayıfladı.

Bu düşünceyi esin eden birkaç ayetin meallerini sunuyoruz:

“Kim izzet isterse bilmeli ki izzet tamamıyla Tanrı’a aittir. Güzel sözler O’na yükselir; rızasına uygun iş ve davranışları da O yüceltir. Kurnaz kurnaz fenalık tasarlayanlar için çetin bir azap vardır ve onların tuzakları altüst olur.” (Fâtır, 35/10)

Şu şekilde diyorlar: “Hele Medine’ye dönelim, o süre güçlü olan zayıf olanı oradan çıkaracak!” Oysa aslolan güç ve izzet Tanrı’ındır, Rasulünündür, müminlerindir; fakat münâfıklar bunu bilmezler!” (Münâfikûn, 63/ 8)

“Gevşeklik göstermeyin, üzülmeyin; eğer inanmışsanız şüphesiz en üstün olan sizsiniz./ Eğer siz (Uhud’da) bir yara aldıysanız bilin ki o topluluk da benzeri bir yara almıştı. Tanrı gerçek müminleri ortaya çıkarsın ve uğrunda şehitleri olsun diye o günleri biz insanoğlu içinde döndürüp duruyoruz. Tanrı, zâlimleri sevmez.” (Âl-i İmran, 3/138-139)

Yüce Tanrı, Uhud Savaşı’nda yenilgiye uğramış olan müminleri teselli etmek için onlara Bedir Savaşı’ndaki zaferlerini ve müşriklerin yenilgilerini hatırlatmıştır. Ek olarak âyette belirtilen amaçlarla bu zafer ve yenilgileri insanoğlu içinde döndürüp durmuş, acı ve tatlı günleri her iki tarafa da tattırmıştır. Aksi halde yaşamın imtihan oluşunun bir kıymeti kalmadığı şeklinde özgür irade ile inanç etme imkânı da ortadan kalkardı.

“Siz üstün durumda iken gevşeklik gösterip barış çağrısı yapmayın! Tanrı sizinledir, amellerinizin karşılığını asla eksiltmeyecektir./Dünya yaşamı oyun ve eğlenceden ibarettir. Siz inanç eder ve Tanrı’a itaatsizlikten sakınırsanız O da hak ettiğiniz karşılığı verecek, sizden servetinizi de istemeyecektir” (Muhammed, 47/35-36)

Burada müminler barış istemekten menedilmiyorlar, bir tek üstün durumda iken yada mümin olmak üstün ve şerefli olmayı da ihtiva etmiş olduğundan zaaf ve gevşeklik gösterip düşmandan ilkin barış istemeleri uygun bulunmuyor, bu şekilde bir davranış düşmana cesaret vereceği için bunun müminleri, “barış, hakkaniyet ve din özgürlüğünün egemen olduğu bir dünya düzenini sağlama” amaçlarına ulaştırmayacağına işaret ediliyor.

Bu ayetlerde Tanrı Teâlâ izzetin, maddi ve manevî gücün;  Tanrı’ın izin ve inayeti, müminlerin de inanç, tevekkül ve gayretleri yardımıyla Müslümanların olacağını açıkça ifade buyuruyor.

Peki, biz ümmet olarak niçin zayıfız ve düşman olan kâfirden medet umacak hale gelmişiz? Şu sebeple adımız Müslüman olsa da inanç, şuur ve amelimiz İslam’dan fazlaca uzağa düşmüş de ondan!

 


Beğendin mi ? Arkadaşlarınla ​​paylaş!

386
386 points

Sizin Reaksiyon nedir?

Ağlıyorum Ağlıyorum
0
Ağlıyorum
Sevimli Sevimli
0
Sevimli
Nayır Nolamaz Nayır Nolamaz
0
Nayır Nolamaz
Beğenmedim Beğenmedim
0
Beğenmedim
Komik Komik
0
Komik
Sevdim Sevdim
0
Sevdim
Hayran Kaldım Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Başarılı Başarılı
0
Başarılı
KuraniKerimde

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ne OLuşturmak Istiyorsunuz
Standart Soru
Kişilik testi gibi sorular hazırlayabilirsiniz.
Resimli Soru
Bilgi testi. Sorularla bilgi ölçümü yapın.
Anket
Etkili ve görsel anketler hazırlayabilirsiniz.
Makale
Başka sitelerden verileri kolayca entegre ederek listeler hazırlayabilirsiniz
Liste
Etkileyici Yazılar Oluşturabilirsiniz
Oylama Listesi
Kullanıcılar oluşturduğunuz içerikleri puanlayarak en iyi içeriği öne çıkarabilirsiniz.
Caps
Caps Resminizi seçip yükleyin
Görüntü
Resim veya Hareketli Resim
Gif
Hareketli Resimlerle etkileyici listeler oluşturabilirsiniz.