Hüdhüd-ü Süleymani (a.s.) hakkında informasyon verir misiniz?

Lütfenlog in or register to like posts.
Yazı
Yanıt
Yanıt

Kıymetli kardeşimiz,

Hüdhüd, Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. Süleyman (as) kıssasıyla ilgili olarak zikredilen bir kuştur.

Derhal tüm dillerde çıkardığı sese (T. ibibik, büdbödek; Ar. hüdhüd; Far. pûpe, pûpû; İng. hoop poo; Fr. huppe; İbr. dûkıfat; Lat. upupa, epops) yada başlangıcında bulunan sorguç şeklindeki renkli tüylere (T. çavuş kuşu, taraklı, turakçın, ibik, ibikli; Far. şâne-ser) bakılırsa adlandırılan hüdhüd “coraciiformes” takımının “upupidae” familyasının tek üyesi olan ve taraklı tepeliğiyle tanınan bir kuş türüdür. Kanatları ve kuyruğu siyah beyaz alacalı, diğer bölümleri pembeye çalan açık kahverengi, tepeliğinin uçları siyahtır. Yuvasını çoğu zaman ağaç kovuklarına, duvar deliklerine ve kaya oyuklarına yapar. Filistin’de ve daha fazlaca Mısır’da bulunur; kışın Afrika’ya göç eder. Eski Mısırlılar hüdhüde saygı gösterir ve Horus’un simgelerinden biri kabul ederlerdi.

Kur’ân-ı Kerim Hz. Süleyman (as)’dan bahsederken öteki vasıfları yanında kendisine kuş dilinin öğretildiğini, cinler, insanoğlu ve kuşlara hükmettiğini ve onlardan müteşekkil orduları bulunduğunu bildirmektedir. Âyetlerde bu mevzuda verilen detayları şöyleki özetlemek mümkündür:

Bir sefer esnasında ordularıyla beraber karınca vadisine gelen Hz. Süleyman (as) kuşları gözden geçirir ve hüdhüdün orada olmadığını anlamış olur. Sebebini sorarak eğer mazereti var ise bunu kanıtlama etmesini, yoksa canını yakacağını yada kafasını koparacağını belirtir. Fazlaca geçmeden hüdhüd gelip Hz. Süleyman’a onun bilmediği Sebe ülkesinden haber getirdiğini, bu ülkeyi bir kadının yönettiğini söyler ve onların dinî inançları hakkında informasyon verir. Bunun üstüne Hz. Süleyman (as) hüdhüde bir mektup vererek Sebe’ye götürmesini ve oradaki yöneticilerin iyi mi bir karar alacaklarını öğrenmesini ister. Mektubu okuyan Sebe melikesi, ileri gelen adamlarıyla istişare ettikten sonrasında Hz. Süleyman (as)’a bazı hediyeler göndermeye karar verir. (Neml, 27/16-35)

Hüdhüd
hakkında Kur’ân-ı Kerîm’de verilen bu bilgilerin yanında İslâmî literatürde daha başka bilgiler de yer almıştır. Buna bakılırsa Hz. Süleyman (as) Beytü’l-Makdis’in yapımını tamamladıktan sonrasında insan, cin, şeytan, kuş ve yırtıcı hayvanlardan bir ordu biriktirerek ilkin Mescid-i Harâm’a, sonrasında da Yemen’e gitmek suretiyle yola çıkar. San’a’ya vardığında bir yerde konaklar. Ayrıca su sıkıntısı baş gösterir. Toprağın altındaki suyu görebilme gücüne haiz olan, bu sebeple de Hz. Süleyman (as)’a su bulmada rehberlik eden hüdhüd aranır, fakat bulunamaz. Ondan sonra vakalar Kur’an’da belirtildiği şekilde gelişir.

Başka bir rivayete bakılırsa, Hz. Süleyman (as) ve ordusu konakladığında Ya’fûr adını taşıyan hüdhüd Hz. Süleyman (as)’ın konaklama işiyle meşgul olmasından faydalanarak dolaşmaya çıkar. Etrafı gözden geçirirken Sebe ülkesinin melikesi Belkıs’ın bahçesini görür ve bu yeşilliğe konar. Orada Ufayr adlı Yemen hüdhüdü ile karşılaşır. Ufayr kendisini Belkıs’ın saltanatı hakkında informasyon verir. Hüdhüd, namaz vakti gelip de suya gerekseme duyan Hz. Süleyman (as)’ın kendisini bulamamasından kaygı ederse de Ufayr ile Belkıs’ın mülkünü dolaşır. Sadece geri döndüğünde ikindi vakti olmuştur. Öteki bir rivayette, Hz. Süleyman (as)’ın susuz bir alanda konakladığında ilkin insanoğlu, cinler ve şeytanlardan su bulmalarını istediği, ondan sonra hüdhüdü arattığı, fakat onun bulunamadığı anlatılır. Vehb b. Münebbih’e bakılırsa ise hüdhüdün aranma sebebi nöbetine gelmeyişidir. (bk. Taberî, Câmi’u’l-beyân, Neml, 27/16-35. ayetlerin tefsiri)

Bir rivayete bakılırsa de Hz. Süleyman (as), bir sefer esnasında tüm maiyetiyle beraber rüzgâr tarafınca uçurulan bir halı üstünde yol almakta ve kuşlar tarafınca güneşten korunmakta iken bir noktadan başına güneş ışıkları erişince oraya bakar ve hüdhüdün yerinde olmadığını farkeder. Meydana getirilen soruşturmada kuşların yöneticisi olan akbaba onu bir yere göndermediğini söyleyince Hz. Süleyman (as) öfkelenir, hüdhüdü ne olursa olsun cezalandıracağını yada öldüreceğini bildirir ve kuşların efendisi kartala hüdhüdü bulmasını emreder. Kartal havada Yemen’den dönen hüdhüdle karşılaşır; beraberce Hz. Süleyman (as)’ın huzuruna gelirler. Hz. Süleyman (as) hüdhüdün Belkıs’a dair anlattıklarını dinledikten sonrasında bir mektup vererek onu Sebeliler’e gönderir. (Sa’lebî, Araisü’l-mecalis, 236-239)

İslâmî literatürde hüdhüdün “ebü’l-ahbâr, ebü’r-rebî, ebû ibâd, ebû seccâd” şeklinde birçok künyesi vardır. Belli başlı özellikleri ise şunlardır:

Toprağın altındaki suyu görür. Eşine fazlaca bağlıdır, eşi ölünce yeni bir eş aramaz. Ebeveynine karşı fazlaca hürmetkardır; yaşlandıklarında yiyeceklerini temin eder. Anası öldüğünde uygun bir yer buluncaya kadar onu başlangıcında taşımış olduğu için mükâfat olarak güzel bir tepelikle donatılmıştır.
(bk. Demiri. Hayâtü’l-hayevân, Kahire 1275, 11/436-440)

İbn Abbas’ın naklettiğine bakılırsa Resûlullah (asv) hüdhüd, göçeğen kuşu, karınca ve arının öldürülmesini yasaklamıştır. Hüdhüdle ilgili yasaklamanın sebebi olarak Hz. Süleyman (as)’a su bulması ve elçilik görevi yapması gösterilir. (Kurtubî, Neml, 27/16-35. ayetlerin tefsiri)

Hz. Süleyman (AS)’ın Hüdhüdü ve karıncası, Hz. Salih (as)’in devesi, Ashab-ı Kehf’in köpeği şeklinde bir kısım hayvanlar, ruh ve cesetleriyle beraber bâkî âleme (cennete) gideceğini bildiren rivayetler vardır. (bk. Alûsî, Ruhu’l-Beyân,5/226) Hikmet ve hakikat, rahmet ve rububiyet de bunun bu şekilde olmasını ister. (bk. Şualar, Üçüncü Şua, s.55) Nitekim, Hüdhüd, güneşe tapanlardan şikayetçi oluyor… Göklerde ve yerde gizli saklı olan her şeyi bilen Allah’a tapmayı bırakıp da hiçbir şey bilmeyen şuursuz güneşe tapanları adeta ahmaklık ve akılsızlıkla suçluyor. (bk. Neml, 27/24-25)

Hüdhüd hakkında Kur’an’da verilen bilgiler Eski Ahid’in Ârâmîce tercümelerinden Targum Şeni’de de bulunmaktadır. Bu bilgilerin Yahudilik’ten alındığı ileri sürülmüşse de, Targum Şeni’nin milâdî VII. yüzyılın sonunda yada VIII. yüzyılda yazıldığı (J. Feliks, “Hoopoe”, EJd., 15/813) göz önüne alınırsa bu iddianın aslı astarı olmayan olduğu ortaya çıkar. (bk. TDV İslâm Ansiklopedisi, Hüdhüd md.)

Merhaba ve yakarma ile…
Sorularla İslamiyet

Sorularlaislami… tarafınca Sa, 04/05/2010 – 00:00 tarihinde gönderildi

Reactions

0
0
0
0
0
0
Already reacted for this post.

Reactions

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir