Hz. Muhammed, otorite kazandıktan sonrasında yumuşak davranmayı bırakmış mı?

Lütfenlog in or register to like posts.
Yazı
Sual Detayı

– Mekki ve Uygar sureler içinde niçin farklar vardır?
​- Kuran ve hadislerin Mekke’de geçenlerinde gayrimüslimlere iyi davranılması söylenirken, Medine’de inenlerde savaşın vb. şeyler denilmiştir. Mekki surelerde inanç, terbiye şeklinde mevzular geçerken; çağdaş surelerde cihad, zina, kara çalma ve hırsızlık cezaları şeklinde hukuksal mevzular ele alınır.
– İnsanlar bunu Hz. Muhammed’in otorite kazandıktan sonrasında yumuşak davranmayı bırakması olarak yorumluyorlar. Ve diyorlar ki Kuran’daki çelişki burdadır, evrensel değildir. O anki siyasal duruma bakılırsa yazılmıştır ve zamanının kitabı olduğuna ve insan elinden çıktığına kanıttır. Açık bir halde tavır değişikliği vardır. Bu olayın cevabı nedir?

Yanıt
Yanıt

Kıymetli kardeşimiz,

Kur’an-ı Kerim’in peyderpey, sure sure, ayet ayet indirilmesinin hikmet ve yararlarından birisi de;
– Vakalara sıcağı sıcağına çareler ve çözüm yolları göstermek,
– Müminlerin kuvve-i maneviyelerini takviye etmektir.

Bu çerçevede Mekke döneminde ilk olarak;
– İman esaslarının yerleştirilmesine çalışılmış,
– Şirkle, batıl ilahlarla ve batıl inançlarla savaşım edilmiştir.

Zira en mühim sorun budur. İslam binası, sağlam inanç temelleri üstünde yükselebilir.

Sonrasında, namaz, zekât şeklinde mevzular gelir.

Medine döneminde ise, artık bir İslam toplumu ve devleti oluştuğu için;
– Hem Müslümanların kendi içlerindeki toplumsal mevzuları düzenleyen,
– Hem de başka din mensuplarıyla ilgili meydana gelen cenk, sulh, evlilik şeklinde durumları düzenleyen hükümler vazedilmiştir.

Özet olarak;
– Mekke döneminde ağırlıklı olarak inanç,
– Medine döneminde ise ağırlıklı olarak yakarma, aile hukuku, toplumsal ve beşeri münasebetler, savaş-barış şeklinde mevzulara dair çözüm üreten ayetlerin inmesi doğal bir durumdur.

Hz. Muhammed (asm)’in otorite kazandıktan sonrasında yumuşak davranmayı bıraktığı iddiası ise tamamen yanlış bir iddiadır.

İslamiyet devamlı sulh taraftarı olmuş, sadece başka deva kalmadığı durumlarda harbe müracaat edilmiştir. Bazı alimlerin Seyf ayetinin (Tevbe Suresi 5. ayet) insanlara yumuşak davranmayı, güzel söz söylemeyi, affetmeyi, barışı, sulhu emreden yüzden fazla ayeti nesh etmiş olduğu iddiası ise, yalnız bir iddiadan ibaret olup alimlerin bir çok tarafınca reddedilmiştir.

Dolayısıyla cenk ortamıyla ilgili ayetlere (evbe Suresi 5. ayet şeklinde) dayanarak, barış ortamıyla ve düzgüsel şartlarla ilgili ayetlerin nesh edildiğini iddia etmenin, Kur’an ve sünnete dayalı bir delili yoktur.

Günümüzde İslam âlimleri içinde kabul edilen görüş, Kur’an ayetleri içinde herhangi bir mensuh ayetin (hükmü kaldırılmış ayetin) bulunmadığıdır.

Mesela, Kâfirun Sûresinde geçen “sizin dininiz size, benim dinim bana” hükmü, cihat ayetiyle tahsis edilmiştir. Fakat bugün dünyanın oldukca yerinde Kâfirun Sûresi yürürlüktedir. Müslümanlar o yabancı beldelerde, Mekke’deki ilk dönem şeklinde, o milletin dinine karışmamakta ve kendi dinlerini yaşamaktadırlar. Onlara karşı silâhla cihat etme yoluna da gitmemektedirler.

Buna bakılırsa Kafirun Suresindeki ayetin hükmü tamamen kalkmamış ve ona uygun şartlar olduğunda da aynen uygulanacaktır.

İlave informasyon için tıklayınız:

– NESH, NESİH.
– Mekke ve Medine’de inen ayetler neden farklıdır?
– Müslümanlara ilk olarak ne zaman harp ve cihad izni verilmiştir?

Merhaba ve yakarış ile…
Sorularla İslamiyet

Anonim tarafınca Pa, 01/01/2017 – 02:22 tarihinde gönderildi

Reactions

0
0
0
0
0
0
Already reacted for this post.

Reactions

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir