İBADET İLE İLGİLİ HADİSLER

İBADETLE İLGİLİ HADİSLER NELERDİR? İBADET İLE İLGİLİ HADİSLER VARMIDIR.


375
4 paylaşımlar, 375 points

IBADET-ILE-ILGILI-HADISLER-1.png  İBADET İLE İLGİLİ HADİSLER IBADET ILE ILGILI HADISLER 1

1 İbadet, Tanrı’ı bilmek ve O’nu her bakımdan tek tanımaktır.

Ebû  Eyyub el-Ensârî (r.a.)’den şöyleki rivayet edilmiştir: Biri gelip peygamber (s. a.v.)’e.

“Ey Tanrı’ın Rasûlü (kendisini yapın­ca) beni cennete koyacak saygın bir iba­det haber verseniz (bildirseniz)” diye bir niyazda bulunmuştu. Resûlüllâh (s.a.v.);

“Tanrı’ı tevhid edersin ve Tanrı’a ibadette hiçbir şeyi şerik (ortak) koşmazsın, namaz kılar zekât verir­sin, akrabayı da ziyaret edersin,” diye yanıt verdi. 

Hâdisdeki “Tanrı’a yakarma edersin” cümlesindeki yakarma, “tevhid” manâsına kul­lanılmıştır, “Tanrı’a hiçbir şeyi ortak etmezsin” cümlesi  de  tevhidin manâsını  açıkla­maktadır. Nitekim “Biz cin ve insanları yal­nız bizlere yakarma ve bizi tevhid etsinler diye yarattık”[1] ayetinde de yakarma, “tevhid” ile tefsir edilmiştir. Şu halde yakarma­le ilk olarak kastedilen “Tanrı’ı bilmek ve O’nu her bakımdan tek tanımak”

Ebu Hureyre (r.a.)’den şöyleki rivayet edilmiştir.

“Bigün Hz. Muhammed (s.a.v.)’e bir Arabî geldi ve:

“Ey Tanrı’ın Rasûlü bana bir yakarma (yapmamı) bildirseniz de ben onu işleyince Cennete girebileyim,” demişti. Resûlüllâh (s.a.v.):

“Tanrı’a yakarma edersin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmazsın, farz olan namazı kılar, zekâtı verir ve Ra­mazan orucunu tutarsın…” buyurdu.

İbadet kelimesinin “mutlak surette Al­lah’a itaat” anlamında kullanıldığını söyle­mek de mümkündür. Geçen hadisi şerifler­den ve ötekilerden de anlaşılacağı suretiyle, yakarma kelimesinin manâsı içersine, İslâm Dini’nin vazifelerinin tümünün dahil olduğu­nu görüyoruz. Hadisi şeriflerde, namaz, ze­kât, oruç ve akraba ziyaretinin belirtilmesi, bu ibadetlerin şerefine göstermek ve bun­ları umuma atfetmek içindir. Gene bu hadisi şerif Tanrı’ı tek ilâh tanıyıp O’na hiçbir yönden hiçbir varlığı eş koşmayan ve böy­lece İslâm’ın esaslarını yerine getiren kimselerin Aden’e gireceğini müjdelemekte­dir.

İbn Mes’ud (r.a.)  diyor ki: Bir kere­sinde Rasûlüllâh  (s.a.v.)’a sormuş oldum:

“Ey Tanrı’ın Rasûlü! Hangi yakarma efdâldir (en faziletlidir)” Rasûlüllâh (s.a.v.):

“Vaktinde kılınan namazdır” buyurdu.

“Sonrasında hangi yakarma?” dedim. Rasûlüllâh (s.a.v.):

“Anaya-babaya iyi hareket etmektir,” diye yanıt verdi.

“Sonrasında hangi yakarma?” dedim, O;

“Tanrı Yolunda (canla ve malla) cihad etmektir.” buyurdu.

Ebû Hureyre (r.a.)’den rivayet edilen bir başka hâdisde şöyleki buyrulur.

Bir kere­sinde Rasûlüllâh (s.a.v.)’a bir adam geldi de:

“Ey Tanrı’ın Rasûlü! Bana cihada denk bir yakarma gösterseniz,” dedi. Rasûlüllâh  (s.a.v.):

“Ben cihad değe­rinde bir yakarma bulmuş değilim ki,” buyur­du.

En faziletli ibadetler hakkında varid olan haberler, soruların sayısı ve sırası itiba­riyle muhteliftir. Bunun sebebi, sual soran­ların maksatlarının, yer ve zamanlarının çeşitli olmasıdır. Buradan, en faziletli ibadetlerin yalnız bunlardan.ibaret olmadı­ğını idrak etmek mümkündür.

2- Tanrı’a en sempatik yakarma, azca da ol­sa sürekli olanıdır.

Enes b. Malik (r.a.)’den, şöyleki dedi­ği rivayet edilmiştir.

“Bir keresinde (ashabdan) üç şahıs, Hz. Peygamber’in (bunların bil­medikleri gizli saklı) ibadetini sormak ve öğren­mek suretiyle peygamberin evine gelmişlerdi. Bunlara Peygamber (a.s.)’in ibadetinin du­rumu haber verilince, (güya) kendi yakarma­lerini azımsayarak (bir ağızdan):

“Biz nerede Rasûlüllâh nerede? Muhakkak ki Alİah, Peygamberinin geçmiş olan ve gelecekte işlen­mesi olası bulunan tüm günahları­nı mağfiret etmiştir.” dediler. (Sonrasında da şöy­le ahdettiler) içlerinden birisi:

“Ben geceleri daima namaz kılacağım” dedi. Diğeri de:

“Ben hergün oruç tutacağım” dedi. Üçüncüsü de:

“Ben de kadınlardan ayrı yaşayacağım, asla evlenmeyeceğim” dedi. Onlar bu sözleri söy­lerken Rasûlüllâh (s.a.v.) bunların yanları­na gelmiş olarak:

“Siz şöyleki şöyleki söyleyenlersiniz değil mi? Fakat şunu biliniz ve iyi düşününüz ki, ben, sizin Tanrı’dan en oldukca korunanınız ve korkanınızım. Bununla beraber ben (kâh) oruç tutarım, (bazı günlerde tutmam). (Ge­cenin bir kısmında) namaz kılarım (bir kıs­mında da) uyurum. Hanımlarla da evleni­rim, işte benim sünnetim budur. Her kim benim bu yolumda gitmez de ondan yüz çe­virirse benden değildir.” buyurdu.

Enes b. Malik  (r.a.)’den şöyleki rivayet edilmiştir.

“Nebi (s.a.v.) bir keresin­de mescide girmişti. Girince mescidin iki di­reği içinde bir ip çekilmiş bulunduğunu görmüş oldu.

“Bu ip nedir?” diye sordu. Ashab:

“Bu Zeyneb’in ipidir. O  (namazda ayakta durmak­tan) yorulunca bu ipe tutunur” dediler. Nebi (s.a.v.î buyurdu ki:

“Hayır, ibadette bu şekilde güçlük tercih edilmez. Bu ipi çözünüz. Biriniz zinde olduk­ça namazını ayakta kılsın, yorulup da ayak­ta kılmaya güç yetiremeyince de derhal otursun (ve namazını oturmuş olduğu halde tamam­lasın.)”

Hz. Âişe (r.a.)’nin anlattığına bakılırsa, yanında bir hanımla otururken Rasûlüllâh (s.a.v.) girdi ve Hz. Âişe’ye:

“Bu hanım kimdir?” diye sordu. Hz. Âişe,

“Filân hanımdır,” dedi ve kıl­dığı namazları uzun uzun anlatmaya başladi. Bunun üstüne Peygamberimiz (s.a.v.):

“Uzatma, gücünüzün yettiğini yapın. Tanrı’a vallahi billahi ki usanmadıkça Tanrı usanmaz. O’nun en sevilmiş olduğu yakarma azca da ol­sa sürekli olan ibadettir,” buyurdu.

Geçen üç ayrı hadiste, ibadetle ilgili mühim noktalara değinilmiştir. Bunlardan bi­rincisi; ibadetlerde i’tidâlli olunmasıdır. Ya­ni her türlü aşırılıklardan kaçınılması teşvik edilmektedir. Diğeri ise, ibadetlerde külfet ve güçlüğe düşülmemelidir. İbadet zannıyla bu duruma düşmek nehy edilmektedir.

Bilhassa Rasûlüllâh’ın ibadetini öğren­mek suretiyle gelen sahabî’lerin zikredildiği hadiste, yakarma ve istirahat yaşamı bir veci­ze halinde özetlenmiş, Rasûlüllâh’ın sünne­tine uymayan ve insan fıtratına ters düşen fiilleri yapmanın yakarma olmadığı açık bir üslupla belirtilmiştir. Gene söz mevzusu hadiste, ibadetten maksadın, ruhbanlık olmadığı da anlaşılıyor.           

Ebû Hureyre (r.a.)’nin şöyleki söylediği rivayet edilmiştir:   

Rasûlüllâh (s.a.v.)’dan işittim :

“(Tanrı’ın kerem ve rahmeti olmadık­ça) hiçbir kişiyi onun güzel işi ve ibadeti cennete koyamaz.” buyurdu. Bunun üstüne Ashab:

“Ey Tanrı’ın Rasûlü sizi de mi koya­maz?” diye sormuşlardı da Rasûlü ekrem şöy­le yanıt verdi:

“Evet beni de Tanrı’ın fazlı ve rahmeti olmadıkça yalnız ibadetim cennete koyamaz. (Bunun için) siz iş ve ibadetinizde (itidal ile hareket edip) ifrad ve tefritten (her türlü aşırılıktan) sakınınız…”

Hadisi şerif, cennete girmek için, yakarma ve taatın esas sebep olmadığını; gerçek sebebin, Al­lah’ın lutfu ve rahmeti bulunduğunu bildiriyor. Zira. insanoğlu Tanrı’ın nimetlerine karşı tam olarak şükredemiyecekleri benzer biçimde, onların yaptıkları iş ve ibadetler Tanrı’ın iradesini bağlayamaz. Sadece O, rahmet ve lütfü ile kullarından dilediğini cennete koyar.

3- İbadet, Tanrı’ı sevmek ve O’nun hoşnudluğunu kazanmaktır.

Ebû Hureyre (r.a.)’den rivayete gö­re Rasûlüllâh (s.a.v.) şöyleki buyurmuştur:

“Allahü teâlâ: “Her kim benim velî kullarıma düşmanlık ederse, muhakkak ben ona harp açarım. Bir kulum kendisine farz kıldığım şeylerden bana daha sempatik bir iş ve iba­detle yaklaşmamıştır. Kulum bana nafile ibadetle de durmadan yaklaşır, nihayet onu se­verim. Bir kere de onu sevdim mi artık ben o kulumun işiteceği kulağı, göreceği gözü, şiddetle kavrayacağı eli ve yürüyeceği ayağı olurum.”

Kısaca kötü şeyleri dinlemekten, fe­na şeylere bakmaktan, helâl olmayan şeyle­re el uzatmaktan ve fena yaşantı içine girmekten onu korurum anlamına gelir.

Ebû Hureyre (r.a.)’den Rasûlüllâh (s.a.v.)’ın şöyleki buyurduğu rivayet edilmiş­tir:

“Tanrı, “Salih kullarım için cennette hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitme­diği ve hiçbir beşerin gönlünden geçirme­diği bir ekip nimetler hazırladı” buyurdu.”

Ebû Hureyre (r.a.)’den rivayet edildiğine bakılırsa, Peygamberimiz (s.a.v.) şöy­le buyurmuştur:

Allahu teâlâ “dünyada mü’min bir kulumun sevdiğini alırsam, o da bu musibetin sevabını sabır ve teslimiyetle benden beklerse, onun mükâfatı sadece cen­nettir.” buyurdu.”

4- İbadet, Tanrı’a şükretmektir.

Hz. Âişe (r.a.)’den rivayet edildiğine bakılırsa, o şöyleki anlatır:

“Hz. Peygamber (s.a.v.)’in geceleri ayakları şişinceye kadar namazda ayakta dur­duğu olurdu.

“Ey Tanrı’ın Rasûlü! Niçin böy­le yapıyorsunuz? Oysa Tanrı, senin geç­mişteki ve gelecekteki günâhlarını bağışla­mıştır,” dedim. Peygamber (s.a.v.) şöyleki bu­yurdu:

“(Tanrı’a) şükreden bir kul olmak istemez miyim.”

Hadisi şerif Tanrı’a şükreden bir kul olablmenin, tam olarak Tanrı’a tesli­miyetle mümkün olduğuna işaret    ediyor.

İbadet Tanrı’ın insana verdiği sayısız nimet­leri O’nun yolunda gene O’nun istediği benzer biçimde kullanmak olduğundan, sahibini şükreden bir kul yapar.

Sa’d b. Ebi Vakkas (r.a.)’dan, şöyleki rivayet edilmiştir. Peygamber (s.a.v.) şöyleki buyurmuştur:

“Şüphesiz Tanrı, muttaki (Tanrı’ın emirlerini ye­rine getirip yasaklarından sakınan) gözü gönlü tok olan, işiyle gücüyle ve ibadetiyle meşgul bulunan kulunu sever “

Hadisi şerif, çalışmanın, helâl yollardan rızık kazanmanın, kötülüklerden korunma gi­bi işlerin de yakarma teriminin içine girdiğine işaret ediyor. Dinin hükümlerine uyan ve Tanrı’ın hoşnutluğunu kazanma niyetiyle meydana getirilen her çeşit işin, yakarma bulunduğunu böy­lece anlamış oluyoruz.

Ali b. Rebia (r.a.)’dan, o da Hz. Ali (r.a.) den rivayet etmiştir. Peygamberimiz (s.a.v) şöyleki buyurmuştur:

Tanrı “Benden başka günâhı bağış­layacak bir ilâh bulunmadığını bilerek; ey Rabbim günâhlarımı bağışla diyen (ve gere­ğini meydana getiren)  kulundan hoşnud (razı) olur.”

Ma’kıl b. Yesar (r.a.)’den rivayet edildiğine bakılırsa, Rasûlüllâh (s.a.v.) şöyleki bu­yurmuştur:

“Kargaşalık zamanlarında tapınmak benim yanıma hicret etmektir.”

Hicretin bir anlamı da, kötülüklerden kaçmak ve iyiye yönelmek olduğundan, kanşık zamanlarda ibadetle iyiye    yönelmek, hicret etmeğe benzetilmiştir.

Nûman b. Bişr (r.â.), Rasûlüllâh (s.a.v.)’ın şöyleki buyurduğunu rivayet etmiştir:

“Yakarma, ibadettir. Rabb’ımız, bana yakarma edin (ya­ni yakarma ederek kulluk edin ki) size icabet edeyim buyurmuştur.”

Tanrı’ın ilâhî hükümleri’nin önünde eğilmek, ibadetin aslını oluşturur. Yakarma kelimesi, farz ve nafilelerin tümünü kapsamına alan bir kelime olduğun­dan, bunların tümünü imkân nisbetinde yapmak asla şüphesiz ibadettir.

5- İbadet, yaşam boyu yapılması gere­ken bir vazifedir.

Ebû Hureyre (r.a.)den rivayete bakılırsa, Peygamberimiz (s.a.v.) şöyleki buyurmuştur:

“İnsanların en hayırlısı ölünceye kadar Rabb’ine ibadette ve daima halkın hayır ve men­faatinde olan kimsedir.”

Muaz b. Cebel (r.a.)’den rivayete gö­re, şöyleki demiştir:

“Bigün ben bir binek üze­rinde Peygamber (s.a.v.)’in terikesinde (bi­neğinin arkasında) bulunuyordum. Rasûlüllâh (s.a.v.):

“Ey Muaz, Tanrı’ın kulları üstünde­ki hakkını ve kulların Tanrı üzerindekî hak­kını biliyor musun?” buyurdu.

“Tanrı ve Rasûlü daha iyi bilir.” dedim. Rasûlüllâh (s.a.v.):

“Tanrı’ın kulları üstündeki hakkı: Onların Tanrı’a yakarma etmeleri ve hiçbir şe­yi O’na ortak koşmamalarıdır. Kulların da Tanrı üstündeki hakki: Tanrı’ın kendisine ortak (şerik) koşmayan hiç kimseye azab etme­mesidir.” buyurdular…

[1] Zâriyat: 51/56. 


Beğendin mi ? Arkadaşlarınla ​​paylaş!

375
4 paylaşımlar, 375 points

Sizin Reaksiyon nedir?

Ağlıyorum Ağlıyorum
6
Ağlıyorum
Sevimli Sevimli
4
Sevimli
Nayır Nolamaz Nayır Nolamaz
8
Nayır Nolamaz
Beğenmedim Beğenmedim
5
Beğenmedim
Komik Komik
2
Komik
Sevdim Sevdim
10
Sevdim
Hayran Kaldım Hayran Kaldım
6
Hayran Kaldım
Başarılı Başarılı
8
Başarılı
KuraniKerimde

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ne OLuşturmak Istiyorsunuz
Standart Soru
Kişilik testi gibi sorular hazırlayabilirsiniz.
Resimli Soru
Bilgi testi. Sorularla bilgi ölçümü yapın.
Anket
Etkili ve görsel anketler hazırlayabilirsiniz.
Makale
Başka sitelerden verileri kolayca entegre ederek listeler hazırlayabilirsiniz
Liste
Etkileyici Yazılar Oluşturabilirsiniz
Oylama Listesi
Kullanıcılar oluşturduğunuz içerikleri puanlayarak en iyi içeriği öne çıkarabilirsiniz.
Caps
Caps Resminizi seçip yükleyin
Görüntü
Resim veya Hareketli Resim
Gif
Hareketli Resimlerle etkileyici listeler oluşturabilirsiniz.