İyi insanoğlu devamlı kazanır, derler, fakat hep iyiler kaybediyor. Fena insanoğlu, maddi ve içsel yönden hep kazanıyorlar. Bunun sebebi nedir?

Lütfenlog in or register to like posts.
Yazı
Yanıt
Yanıt

Kıymetli kardeşimiz,

Bu söz, netice itibari ile doğrudur. Sadece her an için geçerli olmayabilir. Sözgelişi iyi olan bir insanoğlunun başına bu dünyada sıkıntılar, kötülükler gelebilir ve gelmektedir. Netice de ise şahıs bu sıkıntılara karşılık bu dünyada yada ahirette mükafatını alacaktır. Bir ihtimal kötüler başlangıçta kazanıyor, iyiler de kaybediyor görünebilir. Sadece sonuca bakınca iyilerin kazanılmış olduğu görülecektir. Bunu Rabbimiz bizlere vadediyor.

Hz. İbrahim (as) ile Nemrud’un hali, bizim için güzel bir örnektir. Nemrud başta kazansa da netice de sonsuz kaybedenlerden oldu.

Bu dünya hizmet ve meşakkat yeridir, mükâfat ve rahat yeri değildir. İnsanın aslolan vazifesi Rabbini tanımak ve emrettiği ölçüler içinde yaşamaktır. Bunun da yolu ibadetlerden geçmektedir.

İbadet iki kısımdır:

1. Müsbet ibadetler

2. Menfi ibadetler

İbadetin müsbet kısmı bildiğimiz, namaz oruç şeklinde ibadetlerdir. Menfi kısmı ise hastalık, musibet ve naturel felaketler karşısında sabretmesidir. Böylece insan aczini ve zayıflığını hissedip Rabbine sığınması ve sabretmesi neticesinde büyük sevaplar kazanır.

Öteki taraftan belaların en şiddetlilerine Tanrı’ın en sevilmiş olduğu kulları olan -başta Efendimiz (ASM) olmak üzere- peygamberler ve salih kullar maruz kalmıştır. Eğer zannedildiği şeklinde musibet kesinlikle fena bir şey olsaydı, o süre Tanrı, en sevilmiş olduğu kullarına bela ve musibetleri vermezdi. Şu sebeple hadis-i şerif de ifade edilmiş olduğu şeklinde:

“En ziyade musibet ve zorluklara maruz kalanlar, insanların en iyisi, en kâmilleridir.” (1)

Bela ve musibetlerin daha oldukça Müslümanların başına gelmesinin sebebi ise, bu dünyada yapmış oldukları hataların ve işlemiş oldukları cezaların karşılığını çekip, haşir meydanına bırakılmamasıdır. Şu sebeple büyük hatalar ve cinayetler büyük mahkemelere, ufak cezalar ufak merkezlerde verildiği şeklinde, günahı azca olan inanç ehlinin hataları bu dünyada çeşitli bela ve musibetlerle temizlenmekte, büyük mahkeme olan haşir meydanına bırakılmamaktadır. Sadece hataları büyük olan sövgü ehlinin cezalarına, bu dünyanın bela ve musibetleri azca geleceğinden büyük mahkemeye, sonsuz ceza yurdu olan cehenneme ertelenmektedir.

Müminlerin işledikleri günahlara karşılık, bir çok kez bu dünyada başlarına bela ve musibet verilmektedir. Ta ki cezası bu dünyada temizlensin ve ahirette ceza görmesin. Sadece kafirlerin ve zalimlerin işlediği günahlar ve zülümler büyük olmasından dolayı, bu dünyadaki bela ve musibetler onların cezalarına karşılık gelmediği için cezaları tamamen ahirete bırakılmaktadır. Bu dünyada bile ufak suçlar ufak mahkemelerde verildiği halde, büyük suçların cezası büyük mahkemelerde verilmektedir.

Normal olarak binlerce, milyonlarca insanoğlunun ahını alan bir insanoğlunun hesabı bu dünyada görülmez. Cehennem şeklinde bir ceza sadece onların suçlarına karşılık gelir.

Dipnotlar:
(1) el-Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, 1:519, no: 1056; el-Başat, el-Müstedrek, 3:343; Buharî, Merdâ: 3; Tir¬mizî, Zühd: 57; İbni Mâce, Fiten: 23; Dârimî, Rikâk: 67; Müsned, 1:172, 174, 180, 185, 6:369.

Merhaba ve yakarma ile…
Sorularla İslamiyet

Sorularlaislami… tarafınca Çar, 23/12/2009 – 00:00 tarihinde gönderildi

Reactions

0
0
0
0
0
0
Already reacted for this post.

Reactions

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir