Kendimizi haramdan, günahlardan Nasıl koruruz? Gençliğin verdiği hevesatlardan Nasıl kurtuluruz?

Lütfenlog in or register to like posts.
Yazı
Yanıt
Yanıt

Kıymetli kardeşimiz,

İnsan nefsini dizginleyen en mühim etkenlerden birisi de oruçtur. Bilhassa açlık insanoğlunun nefsin tam terbiye etmekte ve onun fena hislerini kırmaktadır. Bunu bilen Peygamberimiz (asm) şehevi hislerine hakim olmakta zorluk çeken kişilere oruç tutmayı tavsiye etmektedir. Oruç ise imsak vakti girmekle adım atar ve akşam vakti ile biter. Bu orucu sürekli tutmak mecburiyetinde değiliz. Bilhassa şehevi duygularımızın galeyana geldiği dönemlerde tutmamız isabetli olur. Böylece haramlardan uzak kalmış oluruz.

İrade; nefisten gelen behimi arzu ve iştahların, bilinç ve hayata yön vermesini önleme keza, kendine hakim olma gücü ve iktidarıdır. Terbiye edilmiş iradeler, sırasıyla; ilkin duygu ve temayülleri, sonrasında da fikir ve davranışları denetim altına alarak, yararlı ve ahlâkî olanları uygulama ve icra ederler, uygun olmayanları da bilinç altına iter ve hapsederler.

İnsan iradesine işlerlik kazandıran, ona başarı ve mutluluklara tırmanma iktidarı veren en meşru ve verimli kaynaklar ise, sırasıyla; doğru data, sağlam inançlar, riyasız ibadetler ve içten kopup gelen ihlaslı dualardır. Bundan dolayı insanoğlu bildiklerini yapar, inanç ve kanaatleri ile amel ederler.

Psikiyatri uzmanları asrımız insanında, ruhî bunalım icra eden, onu cinnet ve suça, hatta intiharlara iten, en mühim sebebin yalnızlık bulunduğunu söylüyorlar. Çağdaş insanı yalnızlığa iten başlıca faktörün ise, onu mâneviyattan; sevgi, iyilik, hoşgörü ve fedâkârlık benzer biçimde nice fazîlet değerlerinden uzaklaştırıp, egoist ve aç gözlü bir mahlûk haline sokan maddeci felsefeler ve ona dayalı eğitim sistemleridir.

Son asırda gelişen teknik, toplumları büyütmüş olmasına karşın, aile ve dostluk sınırlarını küçültmüş ve insanı her gün birazcık daha yalnızlığa iterek, kendi dar ben’ine hapsetmiştir. Böylece aile, akraba dayanışması yok olmuş, dostluk ve samimiyetini yitirmiş, yürüyen menfaât ve rekabetler insanları zıt kardeşler haline getirmiştir. Düzmece gülüşler, riyakârane sözler, derinlikten yoksun yakınlıklar, insanları ruhsuz ve özsüz yaratıklar derecesine düşürmüştür. Birlikte eğlenip beraber kafa çektiklerine aldanmamak gerekir. Bunlar dahi, bir tek içlerindeki sıkıntıyı defetmek için birbirlerinden yararlanma; şu demek oluyor ki, gene kişisel çıkar maksadına matuf davranışlardır.

İbadetler insanı daima nefsi ile karşı karşıya getirir ve her meydana getirilen yakarma irademizi güçlendiren bir unsur olurken, nefsimizi zayıflatan bir güç durumundadır. İradesini güçlendiren insan ibadetlerine dikkat etmeli, günahlardan uzak durmalı ve kendisine ve insanlığa yararlı işlerle meşgul olmalıdır.

İlave data için tıklayınız:

Günaha Karşı Tevbe…

Slm ve yakarma ile…
Sorularla İslamiyet

Sorularlaislami… tarafınca Sa, 06/12/2011 – 00:00 tarihinde gönderildi

Reactions

0
0
0
0
0
0
Already reacted for this post.

Reactions

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir