Komşusu olmayan var mı?

Lütfenlog in or register to like posts.
Yazı

Kıymetli kardeşimiz,

Türkçe’deki komşu karşılığında İslâm ahlâk ve fıkıh literatüründe kullanılan câr kelimesi “yakın olma, yakınlık” anlamındaki yöre ve mücavere masdarlarından isim olup çoğu zaman birbirine yakın meskenlerde yaşayan kişilerin ve ailelerin her birini ifade eder.

Ek olarak aralarında meslek, iş yeri, arazi vb. yönlerden yakınlık bulunanlar hakkında da kullanılmaktadır. (Lisânü’l-ʿArab, “cvr” md.; Tâcü’l-ʿarûs, “cvr” md.)

Car kelimesindeki yakın olma, yakınlık manaları dikkate alındığında, komşu mevzusu, yaşamın tüm alanlarını içine alabilir.

Yaşam bir yolculuktur. Bu yolculuğun yapıldığı her yerin ve bu yerlerle ilgili tüm hakların, komşuluk terimi içine girdiğini düşünebiliriz. Şu sebeple bu alanlarda olanların bir biriyle azca yada oldukça, kısa yada uzun, sık yada seyrek.. komşuluk ilişkileri ve hakları olabilir.

Mesela:

– Bir tek eve bitişik olan ev yada evler değil, apartman, sokak, mahalle, ilçe, kent, devletler de bir biriyle komşudur.

– Sokakta, çarşıda, pazarda yürürken karşılaşanlar bir biriyle komşudurlar.

– Asansörde, parkta, otomobilde, uçakta, vapurda olanlar bir biriyle komşudurlar.

– Toplumsal medyada; feysbuk, twitter, instagram benzer biçimde alanlarda olanlar bir biriyle komşudurlar.

– Bir iş için sırada bekleyenler o sırada olanlarla, trafikte vasıta kullananlar öteki vasıta kullananlarla komşudurlar.

– Cami, mescid, medrese benzer biçimde yerlerde, hac, umre meydana getirilen mahallerde olanlar bir biriyle komşudurlar.

– Okulda, hastanede, meslek kurslarında olanlar bir biriyle komşudurlar.

– Tarla, arsa, bağ, bahçe, yazlık benzer biçimde alanlarda olanlar da bir biriyle komşudurlar.

Bunu akla gelebilecek tüm alanlar, bölgeler, zamanlar için düşünebiliriz.

Demek ki bir insanoğlunun, ilgili olduğu hep beraberce, her yerde bir halde bir komşuluğu vardır ve bu komşulara karşı bir sorumluluğu söz mevzusudur.

İşte bir mümin tüm bu komşularına, komşu olduğu durumlarda itimat vermeli, onlar o müminden asla bir zarar görmeyeceklerinden güvenli olmaları gerekir. Eğer mümin itimat vermiyorsa, onlar o müminden güvenli olamıyorlarsa, onun imanının kamil olmadığı anlamına gelir.

Unutmamak gerekir ki İslam Peygamberi Hz. Muhammed aleyhissalatü vesselamın düşmanları, ona Muhammedü’l-Güvenilir diyorlardı.

O halde “Komşusu, belalarından güvenli olmayan kimse (gerçek ve kamil anlamda) mümin değildir.” (Buhari, Edeb 29; Müslim, İman 73)

Tüm bu tarz şeyleri dikkate alarak Peygamber Efendimizin şu hadislerine bir kez daha dikkat kesilelim:

“Cebrail, komşu hakkı üstünde o denli önemle durdu ki neredeyse komşuyu komşuya mirasçı meydana getirecek sandım.” (Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141)

“Allah katında en hayırlı komşu, komşularına en oldukça iyilik eden kimsedir.” (Tirmizî, Birr, 28)

“Allah’a ve ahiret gününe inanan kimse komşusuna eziyet etmesin.” (Buhârî, Rikak, 23; Müslim, Îmân, 74, 75)

“Allah’a ve ahiret gününe inanan kimse komşusuna iyilik etsin.” (Buhârî, Edeb, 31; Müslim, Îmân, 74, 76, 77)

Hadis meallerinde de görüldüğü suretiyle, bu hadislerde komşuluk teriminin din ayırımı yapılmaksızın mutlak olarak kullanılmıştır. Bu durumu dikkate alan alimler, gayri müslim komşuların da komşuluk haklarının bulunmuş olduğu görüşünde birleşmiştir. (Kurtubî, el-Cami, 5/188)

İlave data için tıklayınız:

Komşusuzararından emin olmayan kimse cennete giremez …

Merhaba ve yakarma ile…
Sorularla İslamiyet

burcuciftci98

Reactions

0
0
0
0
0
0
Already reacted for this post.

Reactions

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir