Kur’an’da geçen insan ve beşer kelimeleri değişik şeyler midir?

Lütfenlog in or register to like posts.
Yazı

Kur’an’da yer edinen “Beşer” ve “İnsan” kavramları her ne kadar eş anlamlı benzer biçimde görünseler de ilgili ayetler incelendiğinde değişik bağlamlarda kullanıldıkları göze çarpar. Kavramlar arasındaki ortak nokta ise ikisinin de aynı varlığı ifade etmeleridir. Yüce Allah şu şekilde buyuruyor:

Biz insanı kurumuş, yıllanıp kokuşmuş kara balçıktan yarattık.” (Hicr, 15/26)

“Rabbin meleklere demişti ki “Ben kurumuş, yıllanıp kokuşmuş kara balçıktan bir beşer yaratacağım.” (Hicr, 15/28)

Rabbimiz, “kurumuş, yıllanıp kokuşmuş kara balçıktan” yarattığını ifade etmiş olduğu Adem için birbirini takip eden ayetlerde hem “insan” hem de “beşer” kavramlarını kullanıyor. Bu da Adem’in ve onun türünün yaratılış itibariyle bu iki vasfı taşıdığını gösterir. Bu vasıflar arasındaki farkın ne işe yaradığını da ilgili öteki ayetlerden öğreniyoruz.

a) Beşer

Kur’an, insan türüyle ilgili fizyolojik yapısı bağlamında bir şey söyleyeceği vakit “beşer” terimini kullanmaktadır. Mesela Yusuf’un (a.s) güzelliği karşısında ellerini kesen hanımefendiler onun bir “beşer” olamayacağını söylüyorlardı:

Dedikoduları kadının kulağına ulaşınca davetçiler gönderdi. Onlara portakal hazırladı; her birine bir bıçak verdi. Sonrasında Yusuf’a: “Haydi yanlarına çık” dedi. Hanımefendiler Yusuf’u görünce büyülendiler ve ellerini kestiler. Dediler ki “Olmaz bu şekilde şey! Allah için bu bir beşer değil, olsa olsa kıymetli bir melektir.” (Yusuf, 12/31)

Allah’ın elçileri de gönderildikleri toplumlarda “yeme-içme” benzer biçimde fizyolojik bazı özelliklerinden dolayı dışlanmışlardır. Zira toplumlar kendileri benzer biçimde etten kemikten bir beşer değil, bir melek talep ediyorlardı. İlgili bazı ayetler şöyledir:

Halkı içinden (meydana getirilen ikazları) görmezlik eden, dünya hayatında kendilerine geniş imkânlar verdiğimiz halde Ahiret buluşmasını yalan sayan önderler şu şekilde dediler: Bu adam sizin benzer biçimde bir beşerden başka ne ki? O da sizin yediğinizden yiyor; içtiğinizden içiyor. Eğer sizin benzer biçimde bir beşere boyun eğecek olursanız, hakkaten kaybedersiniz.” (Mu’minûn, 23/33-34)

Kendilerine doğru yolu gösteren şahıs ulaşınca bu insanları inanmaktan alıkoyan şu sözleridir: “Allah elçi olarak bir beşer mi gönderdi?” De ki “Yeryüzüne yerleşip dolaşanlar melekler olsaydı, onlara elçi olarak elbet gökten bir melek gönderirdik.” (İsrâ, 17/95-96)

Ölümlü bir varlık olarak yaratılmış olmamız da biyolojik yapımızla ilişkilidir. Rabbimiz bu gerçeği ifade ederken “beşer” terimini kullanmaktadır:

Senden öncekilerden hiçbir beşeri ölümsüz yapmadık. Sen ölsen onlar ölümsüzleşecekler mi?” (Enbiyâ, 21/34)

b) İnsan

“İnsan” teriminin geçmiş olduğu ayetlerde insan türünün toplumsal bir varlık olması özelliğinden bahsedilmektedir. Örnek olarak, Rabbimiz insana öğrettiği şeylerden bahsederken bu terimi kullanmaktadır:

O, insana bilmediği şeyleri öğretmiştir.” (Alak, 96/5)

İnsanı yarattı. Ona kendini ifade etmeyi öğretti.” (Rahmân, 55/3-4)

İnsanın özgür iradesiyle ortaya koyduğu davranışlarla ilgili de bu kavram kullanılır:

İnsan kesinlikle zarardadır. Zararda olmayanlar; inanmış olan, iyi işler meydana getiren, birbirine doğruları tavsiye eden ve sabırlı olmayı tavsiye eden kimselerdir.” (Asr, 103/2-3)

“Yok, yok… İnsan kesinlikle taşkınlık eder; hiç kimseye ihtiyacı kalmadığını anlarsa eğer!” (Alak, 96/6-7)

Ayetlerde “mesuliyet ve sınav” söz mevzusu olduğunda gene “insan” terimi devreye girmektedir:

“Biz emaneti; göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar bunu yüklenmekten kaçındılar ve ondan korkup titrediler. Onu insan yüklendi. O da fazlaca zalimleşti ve kendine hakim olamadı.” (Ahzâb, 33/72)

“Biz insanı, fazlaca bileşenli döllenmiş yumurtadan yarattık. Yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz; o nedenle onu dinleyen ve gören bir varlık haline getirdik.” (İnsan, 76/2)

İnsanın ahiretteki durumuyla ilgili ayetlerde de bu kavram kullanılır:

“O en büyük toplantı başladığında, insan yapmış olup ettiklerini tek tek bilir.” (Nâizât, 79/34-35)

İnsan o gün: ‘Kaçıp sığınılacak yer nerede?’ der.” (Kıyâmet, 75/10)

“O gün Cehennem de oraya getirilmiş olur. O gün insanoğlunun aklı başına gelir fakat ne yarar!” (Fecr, 89/23)

Netice olarak, ayetlerde “beşer” terimi, insanoğlunun etten kemikten  bir varlık olması bağlamında kullanılırken “insan” terimi irade ve mesuliyet sahibi toplumsal bir varlık olması bağlamında karşımıza çıkmaktadır. Fakat başta ifade ettiğimiz benzer biçimde beşer de insan da değişik iki varlığın değil; aynı varlığın iki ayrı vasfıdır.

HAZIRLAYAN: Vedat Yılmaz

Reactions

0
0
0
0
0
0
Already reacted for this post.

Reactions

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir