Niçin hep iyiler sabretmek ve şükretmek zorunda kalıyor?

Lütfenlog in or register to like posts.
Yazı
Sual Detayı

Bazı sorularım var, lütfen bunlara tek tek yanıt verir misiniz:
1. Gaybı Allah’tan başkası bilmesi imkansız diyoruz fakat iyi mi oluyor da bu cinci hocaların ya da Rahmani hocaların dediklerini tek tek yaşıyoruz ve adamlar bir tek sekme olmadan hepsini konu alıyor?
2. Rabbim ol demeden olmaz diyor kitabımız fakat bu cinciler şeytana tapanlar doğrusu basit kul iyi mi oluyor da 7 gün içinde yaptırdığı büyülerle yuvaları yıkıyor ölü sabunu üç beş toplu iğneyle suçsuz insanların acı çekerek ölmesini sağlıyor burada irade Allah’ta olmuyor kul isteyince oluyor netice de büyü yapıldığında tutuyor bu durumda Allah ol dedi diye olmuyor ek olarak o şeytani kullar beş dakikada istediğine ulaşıp her şeyi yapıyor bizim benzer biçimde Allah inancı olup başı namazda niyazda olan iyilikten elini çekmeyen kullar yakarış ediyor senelerce Allah’ım bana ve aileme meydana getirilen bu büyüden kurtar diye.. eee niye böylesine iyilik isteyen yakarış kabul olmuyor niçin kul istedi diye alınyazısı değişiyor yazık değil mi yapılandan bir haber eş ile evlada hani rabbim nerede acizi sakınan rahman ve rahim olan?
3. Hep fena durumda yaşayanlara şükret daha beteri var deniliyor iyi yaşayanlara şükret daha da iyi yaşayan var denilmiyor hep aciz ve ezilen şükretmeye, ağzı kapatılmaya çalışılıyor bence hakkaniyet yok yaratılışta. Acizin ömrü hep yakarış ile sebat ile beklemekle geçiyor fakat bigün gün yüzü görmeden göçüp gidiyor fakat öteki sözde adaletle yaratılmışlar ise yaşamış olduğu her gün kar nedense hep aslına bakarsan doğuştan yoksul çirkin ya da fena şartlarda yaratılmışlara imtihan var zenginlere güzellere yok her imtihan her şükür sebebi yoksul fukaraya hakkaniyet mi şimdi bu?
4. Bir de kaderi hani tek yakarış değiştirirdi buna da lütfen yanıt var ise verin bir ailenin kaderini iyi mi oluyor da Mardin Ömerli de şıh mertebesinde bir iblis değiştirebiliyor nerede rabbim bunlar olurken ve bu tarz şeyleri daha olmadan aciz bir kul görüyor yıldızname bakıp fal bakıp.. Allah inancım sonsuzdu ve büyü vs hiçbir şeye inanmazdım fakat söylenenlerin hepsini 8 ay sonrasında yaşadım ve Allah’ın adaletine inanmıyorum şuan bizleri rabbim değil resmen şeytan olmuş insanoğlu parmağında oynatıyor. Eğer bu durum bir imtihan ise, azca da zenginlere anası babası olanlara gitsin nerede aciz yetim var her imtihan onlara hepimiz aslına bakarsan o sınavlara hep girdik madem rabbimin adaleti kudreti büyük birazda her günü iyi yaşayanları sınasın..
5. Ek olarak ah etme etme deniliyor fakat kötülüğü icra eden gününü gün ediyor mağdur aç sersefil ah etme etme sana döner dost aslına bakarsan olacağın en fena duruma düşürülmüşsün rabbin seni şeytandan korumamış bir de ah etme ettin diye ceza kesecek. Bu iyi mi hakkaniyet?
Bu sorulara yanıt arıyorum..

Yanıt
Yanıt

Kıymetli kardeşimiz,

Sorularınızın ayrı ayrı cevapları kapsamlı olarak sitemizde bulunmakla birlikte, özet olarak kısa kısa yanıt vermeye çalışalım:

Gaybı Allah’tan başkası bilmesi imkansız!

Gayb: Gizli saklı olan, bilinmeyen, hisle ve akılla bilinmesi mümkün olmayan anlamına gelir.

Bu bağlamda gaybı Allah bildirmedikçe, Allah’tan başkası bilmez, bilmesi imkansız ve bilmesi mümkün değildir.

Bahsettiğiniz ve gaybı bildiklerini iddia edenlerin hepsi yalancıdır ve söyledikleri uydurmadır.

Lakin bu dünyada yalnız değiliz. Bizim benzer biçimde imtihana doğal olarak olan “Cinler” de bulunmaktadır. Aynı insan benzer biçimde bu cinlerin de müminleri-kâfirleri, iyileri-kötüleri bulunmaktadır.

Fena niyetli insanların, fena niyetli cinlerle bağlantı kurarak, öteki insanlarca bilinmesi mümkün olmayan şeyleri öğrenip, sanki gaybdan haber veriyorlarmışçasına ihbarda bulunmaları bundan ibarettir, bir aldatmacadır.

Mesela, birisinin halası memleketinden İstanbul’a sürpriz ziyaret meydana getirecek olsun. Cinler oldukça süratli hareket edebildiklerinden bu halanın falanca güne tayyare bileti aldığını öğrenebilirler. Bunu bir insana bildirdiklerinde, o sözde gaybı bilen şahıs “3 gün sonrasında halanız gelecek” söylediğinde, “adam üç gün sonrasında olacak şeyi bildi” diye bir görüntü oluşturmaktadır. Vaka bundan ibarettir.

İllüzyonist hilesi benzer biçimde düşünebilirsiniz; hepimiz bilir ki insan uçamaz, fakat adam görünürde uçuyor. Hepimiz bilir ki muhakkak ip, tel benzer biçimde bir şeylerden faydalanıyor, fakat ortada tel de yok ip de yok.

Sihir, büyü var mıdır?

Evet vardır. Fakat haramdır.

Cenab-ı Hak sınav sırrınca sihri var etmiştir. Sadece Allah dilemeden sihir tesirini göstermez.

Bu mevzu ile ilgili Bakara Suresi 102-103 ayetlerin tefsirlerini okuyabilirsiniz.

Bizlere düşen hiçbir şartta sihir yapmamak, yaklaşmamak ve ihtimaller içinde şerlerden Allah’a sığınmak, İhlas-Felâk-Nâs surelerini sıkça okumaktır.

Şükür

Bir hak dostuna demişler; “Biz yoklukta sabır, varlıkta şükür ediyoruz!”

O da yanıt vermiş; “Bunu Şam’ın develeri de yapıyor. Mühim olan varlıkta da yoklukta da şükretmek!”

Gelen her şeyin Allah’tan bulunduğunun bilincinde olan kul, her şartta şükretmeli, Allah’ın izni olmadan hiçbir şeyin olamayacağının şuuruyla sürekli şükür halinde olmalıdır.

Doğal olarak bu oldukça iddialı bir boyuttur. Onun için bizim benzer biçimde avam Müslümanların en azından varlıkta şükür, yoklukta sabır göstermesi istenmiş, buradaki tepkimizin de sınav notumuzu belirleyeceği anlatılmış.

Adalete ulaşınca;

Bir futbol müsabakası düşünelim. İlk yarı 0-0 bitti diye maç bitti diyebilir miyiz? Maçın bitmesi için 90 dakikanın tamamlanması gerekmez mi?

Aynen o şekilde de, dünyada hakkaniyet yok; sanki sırf dünya varmış benzer biçimde bakarsak doğrudur.

Fakat işin bir de ahiret tarafı var ve biz tamamına birden bakmalıyız. Öyleki bakınca da çok önemli bir hakkaniyet ve rahmet bulunduğunu şeksiz, şüphesiz görürüz.

Kaderin değişmesi, fal, vs…

Lütfen bu biçim kişilere ve yalanlara asla saygınlık etmeyelim. Dinimizi minimum ilmihal seviyesinde öğrenelim. Hiçbir şey bilmiyorsak, diyanetimizin dinimizi öğreten oldukça güzel, Kuran mealleri, tefsirleri ve ilmihalleri var onlara başvuralım. Ek olarak istenilen her data sitemizde de mevcuttur.

Kadere ulaşınca, Allah’ın ilmiyle bilmiş olduğu ve kuşattığı değişmez.

Değişiyor diye bir iddia var ise, o değişmemiş, aslına bakarsan o şekilde olacakmış anlamına gelir.

Alınyazısı bahsi anlaşılması zor bir bahistir. Kaderi idrak etmek için sizi sitemize ve feyyaz.com internet sitemizdeki alınyazısı bahsi videosuna yönlendirmek isteriz. İnşallah oldukça istifade edeceğinize inanıyoruz.

Ah etme

Ah etme etmemek gerekir. Ilke olarak Müslüman, bağışlayıcı olmalı.

Ah etme ederken bilmediğimiz bir sebepten dolayı bir haksızlık yapıyorsak kulun hakkına girdiğimizi ve bunun dönerek dolaşıp bir karşılık olarak bizlere geri döneceğini unutmayalım.

Size tavsiyemiz, güzel bir abdest alarak, iki rekat namaz kılmanız. Yardımı Allah’tan istemeniz, O’na teslim olmanız ve dininizi yaşamaya çaba etmenizdir.

Sabır ve tevekkül gösterirseniz muhakkak Rabbimiz sizi huzura çıkaracak ve suallerinizin hepsinin derûnunu anlamanız için içinize sürur, izan, feraset verecektir inşallah.

Slm ve yakarış ile…
Sorularla İslamiyet

Anonim tarafınca Ct, 08/06/2019 – 09:45 tarihinde gönderildi

Reactions

0
0
0
0
0
0
Already reacted for this post.

Reactions

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir