Nükleik asitlerdeki ince ve duyarlı ölçüler gizli saklı bir el tarafınca mı yapılmaktadır?

Lütfenlog in or register to like posts.
Yazı

Yanıt

Kıymetli kardeşimiz,

Canlı denilince nükleik asitler akla gelir. Bundan dolayı nükleik asitler yaşamın anahtar molekülleridirler ve tüm canlılarda bulunurlar.  Bu yapılar canlı hücrelerde genetik detayları ihtiva ederler ve protein sentezi için data kaynağıdırlar. Nükleik asitler, kimyevî olarak nükleotid birimlerinden meydana gelmiş polimerlerdir. İnsan kromozomlarındaki DNA’lar milyonlarca nükleotidden hâsıl edilir. Nükleotid birimlerinin her biri üç bölümden meydana getirilir:

            1. Azotlu bir organik baz

            2) Beş karbonlu bir pentoz şekeri

            3) Bir fosfat grubu.

            Yukarda ifade ettiğimiz bazların yanı sıra nükleotidlerde bir de şeker grubu bulunur. Bu şeker birimi; Ribo Nükleik Asitte (RNA) riboz iken, Deoksi Ribo Nükleik Asitte (DNA) ise ribozdan bir Oksijen noksan olan DeoksiRiboz şeklinde yer alır. Baz ve şeker birimleri ise nükleosit yapılarından teşkil edilir. (Donald Voet, Judith G. Voet, Biochemistry, 1995.)

            Nükleosit birimleri ile fosfat gruplarının birleşmesiyle de Ribo Nükleotid (RNA) ve Deoksi Ribo Nükleotid (DNA) birimleri meydana getirilir.

            Birden fazla Nükleotid biriminin birleştirilmesiyle de, Nükleik Asitler (RNA ve DNA molekül zincirleri) teşekkül eder.

RNA zincirleri tek polinükleotid zincirlerinden meydana getirilir. DNA molekülleri iki polinükleotid zincirinden oluşur ve bunlar birbiriyle bağlanarak sarmal yapıyı hâsıl ederler. Bu sarmal yapı; karşılıklı iki DNA zinciri üstünde bulunan nükleotid bazlarının Adenin-Timin (A-T) ve Guanin-Sitozin (G-C) şeklinde eşleşmeleri sonucunda meydana getirilir. Bu eşleşmeler esnasında bazlar içinde H bağları oluşturulur ve bu bağlar yardımıyla DNA’nın iki polinükleotid zinciri bir arada tutulur. Karşılıklı polinükleotid zincirleri içinde, değişik bazlar içinde değişik sayıda H bağının meydana getirilmesi de;  DNA molekülünün sarmal yapısının teşekkülüne sebeptir. (David L. Nelson and Michael M. Cox, Lehninger Principles of Biochemistry, 2005.)

            Canlılarda nükleotid metabolizması denilen bir sistemle genetik materyal olan DNA ve Protein sentezinde vazife alan RNA molekülleri ihtiyaca gore her an yapılmakta ve yıkılmaktadır.

            En kolay bileşik olan sofra tuzunun (NaCl), laboratuarda yapımı için dahi bir ilim, irade ve kudret sahibi bir kimyacının olması gerekir.

            Aynı şekilde, canlılarda da Karbon (C),  Hidrojen (H), Azot (N), Oksijen (O) ve Fosfor (P)  atomlarının birleşerek baz, şeker ve fosfat birimlerini oluşturması ve bu birimlerin de birleşerek nükleotid yapısını vermesi ve nükleotidlerin de birbirlerine ester bağlarıyla bağlanarak polinükleotid zincirlerini meydana getirmesi ve bu polinükletid zincirlerinin de H bağları ile bağlanarak ikili sarmal yapıyı hâsıl etmesi için gene ilim, irade ve kudret sahibi birine gerekseme vardır.

Canlılar içinde en fazla ilim, irade ve kudret sahibi olan insan olmasına rağmen, kendi vücudunda gerçekleşen nükleotid metabolizmasına dahi müdahale edemiyor ve bu vakalar kendi ilim, irade ve kudreti haricinde gerçekleşiyorsa,  demek ki bu işler, gizli saklı bir el tarafınca yürütülüyor. Bu gizli saklı el ise sadece mutlak ilim, irade ve kudret sahibi olan Yüce Allah’tır. Tüm bu işler, O’nun ilim, irade ve kudretiyle gerçekleştirilmektedir.

Merhaba ve {dua} ile…
KuraniKerimde.com

Reactions

0
0
0
0
0
0
Already reacted for this post.

Reactions