Peygamber Efendimiz her hatayı kınar mıydı?

Lütfenlog in or register to like posts.
Yazı
Sual Detayı

Peygamber Efendimiz (asm) meydana getirilen her hatayı ayıplamaz mıydı? 
​Bir hadiste korkutma şakasının caiz olmadığı geçerken başka bir hadiste Peygamber Efendimiz (asm) korkutma esprisi icra eden sahabeye niçin kızmamıştır? Peygamber Efendimiz (asm) meydana getirilen her hatayı ayıplamıyor olabilir mi?

Yanıt
Yanıt

Kıymetli kardeşimiz,

Kuran ahlakıyla bezenmiş Hz. Peygamberin hayatına baktığımız vakit, hep hikmetle güzel söz söyleyen, insanlara karşı şefkat ve acıma besleyen, hiçbir şekilde hiçbir kimseyi incitmeyen ve tahkir etmeyen biri olarak ve bizlere örnek olsun diye Allah tarafınca gönderilmiştir.

Allah, Peygamber Efendimiz için şöyleki buyurmaktadır:

  • Muhakkak ki sen; büyük bir terbiye üzerindesin. (Kalem, 4)
  • And olsun ki sizin için… Allah’ın Resûlünde güzel bir örnek vardır. (Ahzap, 33)
  • Eğer sen kaba ve katı kalplı olsaydın, asla şüphesiz çevresinde kimse kalmaz dağılır giderlerdi. (Al-i İmran, 159)

Allah’ın verdiği terbiye ile Hz. Peygamber aleyhissalatü vesselam, İnsanların gönüllerini hep hoş tutmuştur, bazen meydana getirilen hatalara karşı, kızmadan, kırmadan, rencide etmeden sözlerin en güzeliyle, ikna ile düzeltme cihetine gitmiştir. Ona karşı kin ve nefret besleyen, onu görüp konuştuktan sonrasında, ona dünyada en sevilmiş olduğu şahıs haline geliyor. Onün görevi insanları dünya sıkıntılarından ve ahiret ateşinden korumak ve kurtarmaktı. Onun için insanların gönlünü kazanmakla işe başlıyordu. Tüm söz ve davranışları, telkinleri, insanlara eziyet etmeme, onları rahatsız etmeme ve onları kazanmaya yönelik olmuştur. Kalp kırmayı Kabe’yı yıkmaya benzetmiştir.

Hz. Peygamber, müminleri, insanlara yönelik her türlü eziyeti yasaklamıştır, bunu yapanları münafıklıkla vasıflandırmıştır:

“Ey diliyle Müslüman olup da kalbine inanç nüfuz etmemiş olan (münafık)lar! Müslümanlara eza vermeyin, onları kınamayın, kusurlarını araştırmayın. Zira, kim Müslüman kardeşinin kusurunu araştırırsa, Allah da kendisinin kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurunu araştırırsa, onu, evinin içinde (insanlardan gizli saklı) bile olsa rüsvay eder.” (Tirmizî, Birr 85)

Aynı yargı zimmiler (İslam ülkesindeki gayr-i Müslimler) için de geçerlidir. “Kim bir zimmiye eziyet ederse ben onun davacısıyım. Ben kime (bu dünyada) davacı olursam, kıyamet gününde de davacı olurum.” (Acluni, Keşfu’l-Hafa’ II, 218)

Hz. Peygamberin, hatalara karşı tutumu Nasıl olmuştur?

Bilhassa dini meselelerde meydana getirilen hatalara karşı, sözgelişi helali haram, haramı helal gösterme benzer biçimde durumlarda öfkelendiği bilinmektedir. Öteki durumlarda meydana getirilen hataları, kimseyi rencide etmeden, tehdit ve korku olmadan, kimi zaman muhatabıyla diyalog yöntemiyle ikna ile kimi zaman de isim vermeden “ne oluyor bazı dostlar şöyleki şöyleki yapıyor” şeklinde genelleme yaparak hatayı düzeltme cihetine gitmiştir.

Kimi zaman de muhatabın mizacına gore davranmış ve onları hoş tutmuştur.

Latife yapmada aşırı gidenlere karşı dahi öfkelenmemiştir. Örnek olarak kaba şakalarıyla malum Nuayma adındaki sahabi, sebepsiz yere birinin devesini keserek etini halka dağıtmış, durum Resulüllaha iletilmiş, Resulüllah, Ona kızmayarak tebessümle karşılamış ve deve sahibine beytü’l maldan benzer bir deve vermeyi emretmiştir.

İnsanların duygu ve düşüncelerini terbiye eden Hz. Peygamberlerin en büyük silahı güzel söz ve davranışı olmuştur. Bununla gönülleri kazanmış ve ülkeleri fethetmiştir.

Merhaba ve yakarma ile…
Sorularla İslamiyet

HacıYusuf tarafınca Çar, 19/06/2019 – 20:01 tarihinde gönderildi

Reactions

0
0
0
0
0
0
Already reacted for this post.

Reactions

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir