Peygamberler, peygamberlik fıtratı üstüne mi dünyaya gelmişlerdir?


Yanıt
Yanıt

Kıymetli kardeşimiz,

Fıtrat değiştirilmez. Peygamberlerin fıtratı da değiştirilmez. Fıtratta iki husus var, kötülüğe meyyal hayvanî ve nebatî / bitkisel yanı ki, buna nefis de diyebiliriz. Bir de iyiliğe meyleden akıl ve vicdan tarafı. Bir insan olarak Hz. Muhammed (a.s.m)’de de bu unsurlar vardı. Şu sebeple büyüklerin imtihanı da büyüktür; peygamber olarak o da imtihana tabidir. Sadece seçkin bir makama namzet olarak yaratıldığı için, kötülüğe eğilimli olan nefs-i emmare, onda nefs-i mutmainne, raziye ve marziyeye dönüşmüştür. Bir hadiste Efendimiz (asm) buyuruyor ki,

“Hepimiz şeklinde, benim de bir şeytanım vardı, fakat bana teslim oldu.” (Tirmizi, Rada 17; Müsned, III/309)

– Bediüzzaman Said Nursi’nin “Nefs-i emmarem ister istemez aklıma doğal olarak olmuş…” şeklindeki sözü, yalnız peygamberlerin değil, onlara samimi olarak uyan ve onları hayatlarında tek rehber edinen kimselerin de kabiliyet-i şer olan yönleri, kabiliyet-i hayra dönüşebilir.

– Hz. Muhammed (a.s.m)’e, öteki insanlardan değişik olarak -peygamberlik görevine uygun- hususi donanımlar lütfedilmiştir. Bu cümleden olarak, Hz. Muhammed (a.s.m)’in tüm özellikleri, duyguları, şehevî, gazabî  hisleri ve aklî melekeleri tam dengede idi. İzzetle tevazuu, iktisatla sahaveti / cömertliği, yumuşak huylulukla şecaati bir arada toplamıştır.

Maneviyatta ilerlemiş büyük zatlar, kutsal bir nefse haiz olduklarından ilerlemiş değillerdir. Onlarda da aynı mahiyette kötülükleri isteyen birer nefis vardır. Hatta “Dağına gore kışı olur” hükmünce onlardaki nefis öteki insanlara gore daha asi, daha şaki, daha azgındır. Fakat onlar nefisleriyle daima savaşım etmişler, bunun sonunda maneviyat önderleri olabilmişlerdir.

Her şeyin bir bedeli olduğu şeklinde, maneviyat büyüğü olmanın da bedeli vardır. Bugün spor-sanat alanlarında zirvede yer edinen adlar, ciddi çalışmaların sonucunda oralara gelebilmişlerdir. Belli bir program, yoğun bir emek verme, sürekli bir disiplin olmaksızın zirve yolcusu olmak mümkün değildir.

Kur’an-ı Kerim’e baktığımızda peygamberlerin de çetin imtihanlardan geçtiğini görürüz. Sözgelişi şu ayete bakalım:

“İbrahimi, Rabbi bazı kelimelerle imtihana doğal olarak tuttu, O da bu tarz şeyleri başarıyla tamamladı. Tanrı şu şekilde buyurdu: Seni insanlara imam / önder yapacağım.” (Bakara, 2/124)

Görüldüğü şeklinde Hz. İbrahim (as)’in insanlara önder kılınması çetin imtihanlardan başarıyla geçmesi sonucu olmuştur. Gerçi peygamberlik, çalışılarak elde edilmiş bir netice olmayıp tümüyle İlahi bir mevhibedir. Fakat bu mevhibe, o peygamberlerin emek verme ve liyakatlerine terettüb eden İlahi bir lütuftur. Zira

adsense

“… Tanrı kime risalet görevini vereceğini en iyi bilendir…” (En’am, 6/124)

Şüphesiz bin metrelik bir dağa tırmanmanın zorluğu ile Everest’in zirvesine tırmanmanın zorluğu aynı değildir. Everest’in zirvesine tırmanmak için ustalaşmış bir eğitim almak ve bir ekip özellikler taşımak gerekir. Ek olarak, Everest’e tırmanma uğraşısı veren her insanın zirveye ulaşamadığı da zamanı bir gerçektir. Bu yolun yolcularından nicesi yarı yoldan dönmüş, nicesi de yolda yaşamını yitirmiştir.

Peygamberlik vasfı kesbi olmayıp sırf Tanrı’ın bir lütfu olduğu şeklinde, ismet vasfı da peygamberler için Tanrı’ın hususi bir ihsanı ve peygamberliğin de ayrılmaz bir kriteridir.

İnsan olarak bizim,  peygamberlerin peygamberlik vasfına ortak olmaya hakkımız olmadığı şeklinde, onların hususi konumlarının bir gereği olan ismet ve benzeri hususî vasıflarına haiz olmayı istemek hakkına da haiz değiliz.

Hepimiz peygamber olmadığı şeklinde, hepimiz masum da olması imkansız. Esasen Tanrı, masum insanoğlu istemiyor. Şu sebeple masum olan meleklerin varlığı, bu hususta insanların masum olmalarına gereksinim bırakmıyor. İnsanın yaratılış gayesi, Tanrı’ı tanımak, kulluk yapmak, günah işlediği süre tövbe ve istiğfar etmektir. Hepimiz masum olsaydı, Tanrı’ın affediciliğini, bağışlayıcılığını, tövbeleri kabul ediciliğini gösteren Afuv, Gafur, Tevvab şeklinde adların tecellileri iyi mi olacaktı? Tanrı’ın şifa veren Şafi adını hastalıklarla tanıdığımız şeklinde, Onun bağışlayıcı isimlerini de günahlarımızla tanımaktayız.

Sadece şu bir gerçektir ki, peygamberler hayatları süresince herkesten daha oldukca sıkıntılar, belalar, musibetler görmüşler ve özgür iradeleriyle bunlara karşı dayanmışlar ve Tanrı’ın imtihanlarını rıza ile karşılamışlardır. Büyüklerin imtihanları da o nispette büyüktür.

Peygamberler melek değil, birer insandır. İnsan olarak onların da nefisleri ve şeytanları vardır. Onlarla devamlı savaşım etmişlerdir. Söz gelimi insanların saygısızlıkları karşısında sinirlenmişler, fakat öfkelerini içlerine sindirebilmişler.

Kendi günahlarımızın mazeretini, masum bir varlık olmadığımıza bağlamak oldukca yanlış bir yargıdır. Şu sebeple eğer masum olsaydık, melekeler şeklinde ikimiz de imtihana doğal olarak olmazdık.

“Doğrusu insan türlü, türlü mazeretler öne sürse de aslen o kendisi hakkında oldukca iyi data sahibidir.” (Kıyamet, 75/13-14).

Tanrı dilediğine peygamberlik verir. Sadece bu vazifeyi yüklenecek özelliği taşıyanlara vermiştir. Eğer başka birisi o özellikleri taşımaya uygun olsaydı ona verirdi. Demek ki, kendilerine paygamberlik verilenlerin dışındakiler o özelliklere haiz değillermiş.

Her insanın kaldıracağı yük bellidir. 50 kilo kaldıran bir adama niye 500 kilo verilsin. Ya da çınar ağacının yükü niye bir filize yüklensin. Tanrı kendi iradesiyle bu görevi dilediğine verir. Fakat bu görevi yürütecek olanlara vermesi de hikmetinin gereğidir.

Peygamberlik görevi Tanrı’ın ihsanı ise de bu vazifeyi peygamberler kendi iradeleriyle kabul etmişlerdir; zorla ve cebren almış değillerdir.

Slm ve yakarış ile…
Sorularla İslamiyet

Sorularlaislami… tarafınca Ct, 22/05/2010 – 00:00 tarihinde gönderildi

adsense

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Peygamberler, peygamberlik fıtratı üstüne mi dünyaya gelmişlerdir?

Ne OLuşturmak Istiyorsunuz
Standart Soru
Kişilik testi gibi sorular hazırlayabilirsiniz.
Resimli Soru
Bilgi testi. Sorularla bilgi ölçümü yapın.
Anket
Etkili ve görsel anketler hazırlayabilirsiniz.
Makale
Başka sitelerden verileri kolayca entegre ederek listeler hazırlayabilirsiniz
Liste
Etkileyici Yazılar Oluşturabilirsiniz
Oylama Listesi
Kullanıcılar oluşturduğunuz içerikleri puanlayarak en iyi içeriği öne çıkarabilirsiniz.
Caps
Caps Resminizi seçip yükleyin
Görüntü
Resim veya Hareketli Resim
Gif
Hareketli Resimlerle etkileyici listeler oluşturabilirsiniz.