Ramazan Ayı Ahiret Mevsimi | Sorular


382
382 points


Bizi bu yıl de mukaddes Ramazan ayına kavuşturan Tanrı’a sayısız hamd-u senalar olsun. Dünya ve ahiret mutluluğunu netice veren İslam dininin peygamberi Hz. Muhammed (a.s.m)’e, onun tertemiz ehl-i beytine, güzide ashabına ve aynı çizgiyi takip eden tüm müminlerin üzerine hadsiz salat-u slm olsun. İslam âleminin ve tüm müminlerin ramazanı, dünyevi ve uhrevi aden kapılarını açan bir anahtar olsun, âmin!

Ramazan ayı bir ahiret mevsimidir. Ramazan ayı, kulluk güllerinin çiçek açmış olduğu, etik değerlerin tekrardan yeşerdiği, şefkat, acıma ve yardımlaşma hislerinin harekete geçmiş olduğu içsel bir bahar mevsimidir. Bir mısır habbesi, bir incir çekirdeği benzer şekilde, salih amellerin /iyi işlerin bire yüz, bire bin ve daha oldukça meyve verdiği en münbit bir mevsimdir.

 “Ey inanç edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı benzer şekilde, oruç size de farz kılındı. Umulur ki takva mertebesine ulaşırsınız” (Bakara,  2/183)

mealindeki ayette anlatılmış olduğu suretiyle, oruç ibadeti eski ümmetlerde de gereksinim duyulan bir ödev idi. Zira kulluğun tezahürü, bir tek her mevzuda Tanrı’ın emir ve yasaklarına riayet etmekle olur.

Oruç meşakkatli bir ibadettir. İbadetin meşakkati nispetinde  o ibadeti oluşturan kişinin imanı artar, Tanrı’a olan saygısı güçlenir, kulluk şuuru pekişir. Oruç hayatıyla bir nevi melekleşir. “İşlerin en hayırlısı, en faziletlisi en zahmetli olanıdır” manasındaki nebevi düsturda anlatılmış olduğu benzer şekilde, orucun sevabı, azıcık zahmetini hiçe indirir.

Aynı ayette, oruç tutmanın en önemli meyvesi “takva” olduğuna işaret edilmiştir. Hakkaten ibadetler içinde “Takva” yı en güzel gösteren oruç ibadetidir.

Zira başka ibadetler bir çok süre insanların gözleri önünde yapıldığından gösteriş ve riyakârlık virüsünün bulaşma ihtimali kuvvetlidir. Oysa oruç ibadeti insanlardan tamamen gizli saklı saklı bir ibadettir. Kişi isterse evinde yer-içer, sonrasında da dışarıda oruçlu kimsenin görüntüsünü verebilir. Bir kimsenin bu fırsatı kullanmayıp oruç tutma zahmetini tercih etmesi, onun Tanrı’a karşı fazlaca saygılı, fazlaca takvalı,  dininde fazlaca samimi, güçlü bir inanç ve kulluk şuuruna haiz bulunduğunu gösterir.

Takva, korunma/koruma anlamında “vikaye” kökünden gelen bir kelimedir. Tanrı’ın çizdiği sınırları aşma korkusuyla bu sınırlara yaklaşmamak, nefsi bu sahada korumak ve sınıra yaklaştırmamak, daima bu bilinç ile Tanrı’a derin bir saygı şuuru içinde bulunmak anlamına gelir.

Takva, kişinin iç dünyasının gösterdiği hassasiyete bakılırsa değişik mertebelere ayrılır. Kimi Tanrı’ın azabından, kimi gazabından çekinir. Kimi Tanrı’ın azametinden, mehabetinden korkar. Kimi Tanrı’ın şefkat ve rahmetini incitmekten sakınır. Her takvalı, kendi çapına bakılırsa bir takva dairesinde olur.

İşte oruç, insana takva benzer şekilde bir hazineyi,  faziletli bir kişiliği kazandıran, onu Tanrı’ın koruma ve himayesine aldıran, hususi bir mükâfatla ödüllendiren bir ibadettir.

Orucun Tinsel Mertebeleri Açısından Çeşitleri

Oruç, aşama itibariyle aşağıdan yukarıya doğru şu üç kısma ayrılır.

– Avamın/genel halk kitlesinin orucu.

– Havassın/içsel açıdan seçkin bir konumda olan kimselerin orucu.

– Ahass-ı havassın/seçkinlerin seçkini olan kimselerin orucu.

Bu üç çeşit orucu şöyleki açıklayabiliriz:

Avamın Orucu: İslam’ın, sahih olması için ön görmüş olduğu asgari şartlara riayet etmek, doğrusu, yiyecek, içmek ve cinsî münasebette bulunmaktan sakınmaktan ibarettir.

“Şafağın beyaz ipliği siyah ipliğinden ayırt edilinceye kadar yiyin, için, sonrasında orucu geceye kadar tamamlayın. Mescidlerde itikâfta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Tanrı’ın sınırıdır. Sakın bunlara yaklaşmayın! Tanrı, ayetlerini insanlara bu şekilde açıklar. Umulur ki, sakınıp korunurlar” (Bakara,2/187)

mealindeki ayette genel hatalarıyla bu oruca işaret edilmiştir.

Havassın Orucu: yukarıdaki üç unsurun yanında, dil, göz, kulak, el, ayak benzer şekilde organları da günahlardan uzak tutmak anlamına gelir. Bir örnek olarak dilin yalandan uzak durması gereğine işaret eden aşağıdaki hadis-i şerifte, orucun bu ikinci mertebesine dikkat çekilmiştir:

“Kim yalan söylemeyi ve yalanla amel etmeyi terk etmezse, yemeyi ve içmeyi terk etmesine Tanrı’ın ihtiyacı yoktur” (Buhari, hno:1903).

Ahass-ı Havassın Orucu: Yukarıdaki hususlarla birlikte, aklı, fikri, düşsel ve tüm duyguları çirkin tasavvurlardan arındırmak, İslam’ın ders verdiği hakikatlerle meşgul etmektir. Dahası kalbi, tüm dünyevî düşüncelerden tamamen arındırıp Tanrı’tan başka her şeyi kalpten uzaklaştırmaktır.  Bu mertebenin özetini şu ayette görmek mümkündür:

“(Resulüm!) ‘Tanrı’ de! Sonrasında bırak onları, daldıkları bataklıkta oynayadursunlar” (En’am, 6/91).


Beğendin mi ? Arkadaşlarınla ​​paylaş!

382
382 points

Sizin Reaksiyon nedir?

Ağlıyorum Ağlıyorum
0
Ağlıyorum
Sevimli Sevimli
0
Sevimli
Nayır Nolamaz Nayır Nolamaz
0
Nayır Nolamaz
Beğenmedim Beğenmedim
0
Beğenmedim
Komik Komik
0
Komik
Sevdim Sevdim
0
Sevdim
Hayran Kaldım Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Başarılı Başarılı
0
Başarılı
KuraniKerimde

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ne OLuşturmak Istiyorsunuz
Standart Soru
Kişilik testi gibi sorular hazırlayabilirsiniz.
Resimli Soru
Bilgi testi. Sorularla bilgi ölçümü yapın.
Anket
Etkili ve görsel anketler hazırlayabilirsiniz.
Makale
Başka sitelerden verileri kolayca entegre ederek listeler hazırlayabilirsiniz
Liste
Etkileyici Yazılar Oluşturabilirsiniz
Oylama Listesi
Kullanıcılar oluşturduğunuz içerikleri puanlayarak en iyi içeriği öne çıkarabilirsiniz.
Caps
Caps Resminizi seçip yükleyin
Görüntü
Resim veya Hareketli Resim
Gif
Hareketli Resimlerle etkileyici listeler oluşturabilirsiniz.