Şafi mezhebine nazaran bir adamın eli bir kadının saçına değerse namaz abdesti bozulur mu?

Lütfenlog in or register to like posts.
Yazı
Sual Detayı
Yanıt
Yanıt

Kıymetli kardeşimiz,

Bir adam, eşinin yada kendine nikah düşen bir kadının tenine arada bir engel olmadan dokunması, Hanefilere nazaran abdesti bozmaz.

Maliki ve Hanbelîlere nazaran, lezzet yada kösnü duyulması hâlinde, adam ve kadının tenlerinin birbirine teması ile; Şafiflere nazaran ise, adam ve kadının tenlerinin yalnız birbirine temas etmesi ile -şehvetsiz dahi olsa- dokunanın da, kendisine dokunulanın da abdesti bozulur.

Bununla beraber şehvetle yada şehvetsiz olarak, kadının cildine temas etmeksizin yalnız saçına dokunması abdesti bozmaz. (bk. Muğnil Muhtac, 1/35)

Mezheplerin Mevzu ile İlgili Delilleri:

Mezhep âlimleri kendi görüşlerine aşağındaki nasları kanıt göstermişlerdir:

1-  “Veya da bayanlara dokunmuşsanız…” (Nisa, 4/43) Bu âyet-i kerimede geçen “lems (dokunmak)” in hakikati iki tenin birbirine değmesidir. Hanefiler bu mevzuda Kur’an’ın tercümanı unvanına haiz İbni Abbas (r.a.)’tan nakledilen şu rivayeti kanıt almışlardır. Bu rivayete nazaran burada geçen lems (dokunmak)ten kasıt cimadır. Gene bu mevzuda Îbnü’s-Sikkît’in şu sözünü kanıt almışlardır: Lems hanımefendiler ile beraber kullanıldığı vakit bununla cinsî ilişki kastedilir. Bu sebeple Araplar: “Lemes-tü’l-mer’ete” derken onunla cinsel ilişkide bulundum, demek isterler. O hâlde bu ayet-i kerimede mecazın kastedilmiş olmasını kabul etmek gerekmektedir ki, bu da; lems ile cimanın anlatılmak istendiğidir. Bu sebeple burada mecaza gitmeyi gerektiren karine de vardır. Bu da birazcık sonrasında göreceğimiz Hz. Aişe (r.anha)’nin rivayet etmiş olduğu hadis-i şeriftir.

Abdest bozan dokunmayı, kösnü maksadı ile olmakla kayıtlayan Malikîlerle Hanbelîler ise, ayet ile birazcık sonrasında göreceğimiz Hz. Aişe (r.anha)’den gelmiş haberlerle diğerlerini beraber mütalaa etmeye çalışmışlardır.

2- Hz. Aişe’nin rivayet etmiş olduğu hadis: “Peygamber (asm) hanımlarından birisini öper, sonrasında da abdest almaksızın namaz kılardı.”1

Gene Hz. Aişe (r.anha)’nin rivayet etmiş olduğu hadis: “Rasulullah (asm) ben onun önünde bir cenaze benzer biçimde boylu süresince yatmış olduğum hâlde namaz kılardı. Vitir kılmak isteyince ayağıyla bana dokunurdu.” 2 Burada hanıma dokunmanın abdesti bozmadığına dair kanıt vardır. Görüldüğü kadarıyla Hz. Peygamber (asm) ona ayağı ile arada herhangi bir engel bulunmaksızın dokunmuştur.

3- Gene Hz. Aişe’nin rivayet etmiş olduğu hadis: “Bir gece Rasulullah (asm)’ı yatağında bulamadım. Onu aramaya koyuldum. Kendisi mescitte ayaklarını (secdede iken) dikmiş olduğu hâlde ayaklarının iç tarafına elimi değdirdim. O ise şöyleki diyordu: ‘Tanrı’ım! Gazabından rızana, cezalandırmandan esenliğine, senden sana sığınırım. Seni öğmekle sayıp bitiremem. Sen kendini iyi mi öğdüysen öylesin.’ ” 3 Bu hadisi şerif de dokunmanın abdesti bozmadığının delilidir.

Şafiîler şöyleki der: Adamın mahrem olmayan yabancı bir hanıma -ölmüş dahi olsa- aralarında herhangi bir engel bulunmaksızın dokunması, dokunanın da dokunulanın da abdestini bozar. İsterse yüzüne bakılmayacak kadar yaşlı bir bayan veya da oldukca yaşlı bir adam olsun. Saç, diş, tırnak yada arada bir engel ile beraber dokunmak ise abdesti bozmaz.

Adam ve hanımdan maksat ise örfen, kısaca selim doğa sahiplerine nazaran kösnü sınırına ulaşmış adam ve dişidir. Mahremden maksat nesep, süt emmek yada sıhriyet dolayısıyla nikâhlanması haram olmuş kimseler anlamına gelir. O hâlde selim doğa sahipleri tarafınca örfen çoğunlukla kendilerine karşı arzu duyulmayan minik oğlan ve kıza dokunmak abdesti bozmaz. Bunu yedi yada daha çok yaş iie kayıtlamaya gerek kalmamıştır. Bu sebeple minik oğlan ve kızların kösnü duyulup duyulmayacak yaşları değişik olabilir. Nesep, süt emmek yada sıhriyet dolayısıyla mahremiyet kösnü ihtimali söz mevzusu olmadığından dolayı abdest bozmazlar.

Abdestin bozulmasının sebebi ise, taharet sahibi kişinin durumuna yakışmayan, şehveti harekete getiren zevk alma ihtimalinin bulunmasıdır.

Onların bu konudaki delilleri ise, “Yada bayanlara dokunduğunuzda” ayetinde sözü geçen “mülâmese” kelimesinin sözlükteki hakikî manası ile amel etmektir ki, bunun sözlükteki hakikî manası “el ile yoklamak yada tenlerin birbirine değmesi yada elle dokunmak” anlamına gelir. Nitekim buradaki “Lâmestüm” kelimesinin “Le-mestüm” şeklinde okunuşu da bunun delilidir. Bu ayet-i kerimenin bu okuyuş şekli, cima söz mevzusu olmaksızın, yalnız dokunmanın kastedildiğinin açık bir delilidir.

Hz. Aişe (r.anha)’nin rivayet etmiş olduğu öpüşmeye dair hadis-i şerif, zayıf ve mürseldir. Hz. Peygamber (asm)’in ayağına dokunduğunu belirten hadisi ise, buradaki dokunmanın bir engel (hâil) bulunarak olmasının olası oluşu ile yada bunun Peygamber (asm)’e özgü bir özellik oluşu ile tevil edilir.

Dipnotlar:

1. Ebu Dâvud, Neseî ve Ahmed. Bu hadis mürseldir. Buhari zayıf bulunduğunu kabul etmiştir. Tüm rivayet yollarında illet vardır, İbni Hazm: “Bu mevzuda her hangi bir sahih rivayet yoktur. Sahih olacak olsa bile dokunmaktan dolayı abdest almanın nüzulünden önceki hâle hamledilir.” demekledir. Neylul-Evtâr, I, 195.
2. Neseî rivayet etmiştir. İbni Hacer: “İsnadı sahihtir.” demektedir. Neylü’l-Evtâr, I, 196.
3. Müslim ve Tirmizî rivayet etmişlerdir. Tirmizî ve Beyhakî sahih bulunduğunu belirtmişlerdir. Bu hadisler için bk. Nasbu’r-Raye, I, 70-75.

(Prof. Dr. Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi)

Slm ve yakarış ile…
Sorularla İslamiyet

buri tarafınca Pa, 09/03/2008 – 08:47 tarihinde gönderildi

Reactions

0
0
0
0
0
0
Already reacted for this post.

Reactions

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir