Sahabiler, zekerlerinden meni damlaya damlaya zevcelerine mi yönelmişler?

Lütfenlog in or register to like posts.
Yazı
Sual Detayı

​Birgün Muhammed Peygamber’in izni ile ihramdan çıkan bazı sahabeler, zekerlerinden (erkeklik organlarından) meni damlaya damlaya Mina’da bulunan zevcelerine yönelmiş. (Buhari, Müslim)
Bu rivayeti Ne Gibi anlamalıyız bu vaka doğru mu?

Yanıt
Yanıt

Kıymetli kardeşimiz,

Hayır, rivayette soruda geçen anlamda öyleki bir informasyon yok.

Esasen bir ayet yada hadisin bağlamından çıkarılarak, maksadın aksine mana vererek aktarmak bilimsel olmadığı şeklinde insani de değildir. Bu durum hem Kuran hem Hz. Peygamber hem de tüm Müslümanların hakkına girmek anlama gelir.

Bu açıdan, Müslüman olsun yada olmasın, kim olursa olsun; İslam, Kuran, Hadis şeklinde mevzularda yanlış anlaşılmaya uygun bir informasyon ile karşılaşınca, ne olursa olsun aslını araştırmalı, gerekirse bir tefsire, bir hadis şerhine bakmalı yada işin aslını bilebileceğini umut etmiş olduğu şahıs yada kurumlara sormalıdır. Yoksa günaha girebilir, iftiraya alet olabilir, başkalarına da zarar verebilir.

İlgili rivayet şöyledir:

Cabir’den şu şekilde söylediği rivayet edilmektedir:

Hazreti Peygamber Sahabeleri ile beraber hac ihramını bağladılar. Rasûlüllah ile Talha hariç asla kimsenin bununla beraber kesilecek kurban yoktu… (Mekke’ye geldiğimizde) Peygamber, ashabına “Hacc’ı, umreye çevirmelerini, tavaf (ve sa’yi) eylemelerini, sonrasında saçlarını kestirip ihramdan çıkmalarını, yalnız yanında kurban bulunanların ihramlarını muhafaza etmelerini emreyledi.” (Ashab kendi aralarında bu hale taaccüp ederek) “Bu ne haldir, Ne Gibi olur, tenasül uzvumuzdan meni damlarken mi Mina’ya, Arafat’a çıkacağız?” (Müslim, Hac 141)

Burada sahabilerin demek istedikleri şey şudur:

Haccı umreye çevirmek suretiyle ihramı açmamız, hanımlarımızdan istifade etmemize de yol açabilir. Hacca azca bir süre kaldığından dolayı derhal o münasebetin akabinde hac ihramını bağlamak zorundayız. Bağlayıp Arafe’ye çıktığımızda tenasül uzvumuzdan meninin damlaması muhtemeldir. Bu şekilde refahlı bir hal, hacla Ne Gibi bağdaşır? (bk. Kastalani, İrsadü’s-sari, 3/258.259)

Demek sahabeler kendi aralarında bir ihtimalden bahsetmiş oluyorlar. Yoksa “Hepimiz Arefe’ye çıkarken meni bilfiil damlıyordu” demek istemiyorlar.

Hz. Cabir’in (r.a) bu rivayeti, Müslim’in, ihrama girme ve çıkma yöntemlerini içeren rivayetleri toplamış olduğu Kitab’ul Hac’cın ihramla ilgili bölümündedir. İmam Müslim, Hz. Cabir’den birçok rivayet aktarmıştır. Hz. Cabir diyor ki: Biz bir tek hac niyetiyle Medine’den yola çıkmıştık. Dört Zilhicce’de Hz. Muhammed (asm) Mekke’ye vardığında bizlere buyurdu ki:

“Aranızda yanlarında kurbanlık getirmeyenler ihramlarını açsınlar ve hanımlarının yanına gitsinler.”

Hz. Muhammed (asm), bunu kati bir komut olarak söylememişti. Onun aslolan amacı, ihramı açıp bu şekilde yapabileceğimizi söylemekti. Nitekim biz Kabe’yi tavaf edip, Safa ve Merve içinde sa’y yaptıktan sonrasında ihramlarımızı çıkardık ve hanımlarımızın yanına gittik. O sırada ihramlarını çıkarmaktan çekinenlere Hz. Muhammed (asm) buyurdu ki:

“Aranızda Allah’tan en oldukça korkan benim. Eğer ben kurbanlığımı yanımda getirmeseydim, sizinle beraber ben de ihramdan çıkardım.”

Bunun üstüne onlar ikna oldular ve söylediğine uydular.

Hz. Cabir’in bu vakaları anlatmaktaki gayesi, ihrama girerek hac’dan ilkin Mekke’ye ulaşan bazı kişilerin tavaf ve sa’y yaptıktan sonrasında ihramdan çıkmalarının helal olup olmadığı kuşkusuyla ilgiliydi. Bu şeklinde kişilerin, hac zamanı ulaştığında, Harem’den ihrama başlanmasının caiz olup olmadığı kuşkusunu gidermek için bu hadisi aktarmıştı. (bk. Müslim, Hac, 141-144)

Merhaba ve yakarış ile…
Sorularla İslamiyet

Editör

(ahmet) tarafınca Ct, 22/06/2019 – 13:04 tarihinde gönderildi

Reactions

0
0
0
0
0
0
Already reacted for this post.

Reactions

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir