Yahudi inancındaki “Arz-ı mev’ûd” ne anlama gelir? Bu topraklar kime iyi mi vadedilmiş?


442
442 points


Vâdedilmiş toprakların (arz-ı mev’ûdun) ne süre, nerede, kimlere, ne şartla vadedilmiş bulunduğunu öğrenmenin yolu bu va’di yapanın kitabına (verilen sözün vesikasına) bakmaktır.

Yeryüzünde Tanrı’a ilişkin olduğu malum ve hiçbir harfine, kelimesine dokunulmadan bizlere kadar gelen tek kitap Kur’an-ı Kerim’dir. Kitab-ı Mukaddes denilen mecmuanın ihtiva etmiş olduğu Tevrat ve İncil’in -aslı Tanrı Teâlâ tarafınca vahyedilmiş olmakla beraber- O’ndan geldiği şeklinde muhafaza edilmediğini, değiştiğini, kısmen kaybolduğunu, kısmen peygamberlere ve başkalarına ilişkin sözlerin araya girdiğini Yahudiler ve Hıristiyanlar da kabul etmektedirler. Bu sebepledir ki Tanrı Resulü (s.a.v): “Ehl-i Kitab size bir data getirdiğinde buna ne doğrudur deyin, ne de yalanlayın; Tanrı’ın gönderdiğine inanırız, O’nun göndermediğine inanmayız deyin” buyurmuştur. Buna bakılırsa ehl-i kitabın elinde bulunan kitaplarda yazılı bilgileri ve haberleri Kur’an-ı Kerim ve sahih sünnet ile karşılaştırmak, bunlara uyanları almak, kabul etmek, doğru saymak, uymayanları ise -aykırı olmamak kaydıyla- doğru ve yanlışa eşit ihtimalli saymak gerekecektir.

Siyonistlerin devamlı gündemde tutup istismar ettikleri “vadedilmiş toprak” meselesine yukarıda açıklanan usul içinde bakalım. Mevzuya hem Kur’an-ı Kerim’de, hem de Eski Ahid’in (Tevrat’ın) Sayılar ve Tesniye kitaplarında temas edilmiştir:

“Bir zamanlar Musa, kavmine şu şekilde demişti: Ey kavmim! Tanrı’ın size lütfettiği nimetini hatırlayın; O, içinizden peygamberler çıkardı ve sizi hükümdarlar kıldı. Âlemlerde hiçbir asla hiç kimseye vermediğini size verdi. Ey kavmim! Tanrı’ın size yazdığı mukaddes toprağa girin ve arkanıza dönmeyin, yoksa kaybederek dönmüş olmuş olmuş olursunuz” (Maide: 5/20-21).

Bu iki ayete bakılırsa Arz-ı mukaddes’in İsrailoğullarına vatan olarak yazılması (Tanrı’ın bu vaadi ve takdiri) ebedî değildir ve şarta bağlıdır. Sonsuz olmayıp Hz. Musa’nın asrına ilişkin bulunduğunun delili, 20. ayetteki ifadedir: Tanrı onlara birçok nimet vermiştir, hatta bu nimetlerin bir kısmı o zamana kadar dünyada hiçbir ferde ve topluma verilmemiştir, bunlar içinde Mukaddes Toprağın onlara vatan olarak yazılması da vardır. Daha sonraki çağlarda ise Tanrı Teâlâ başka toplumlara, ümmetlere, İsrailoğulları’na vermediği nimetler vermiştir.

Ek olarak bu yazı ve vaat şarta bağlıdır, şu sebeple 21. ve devamındaki ayetlerde bu yazının hayata geçmesi İsrailoğulları’nın buna layık olmalarına ve bunun için fedakârlık etmelerine bağlanmıştır. Hatta onlar bu şartı yerine getirmedikleri için Tanrı Teâlâ onlara kırk yıl buraya giremeyip dar bir bölgede yaşama cezası vermiştir. Daha sonraki zamanlarda da İsrailoğulları güç ve terbiye bakımından layık oldukları müddetçe buralarda oturmuşlar, liyakatlerini kaybettikçe de aynı bölgeler başka toplumların yurdu olmuştur.

Tevrat’ın Tesniye bölümünün birinci babında yer edinen bilgilere bakılırsa vadedilen topraklar hem yalnızca İsrailoğulları’na vadedilmiş değildir, hem de dün meydana gelen ve bugünkü Filistin topraklarından ibaret değildir. Va’dedilen topraklar Lübnan, Irak, Suriye ve Fırat havzasına kadar Anadolu’yu kısmen içine almaktadır. Va’din muhatabı olan toplumlar ise “İşte diyarı önünüze koydum, girin ve Rabbin atalarınıza, İbrahim’e, İshak’a, Yakub’a, kendilerine ve kendilerinden sonrasında onların zürriyetlerine vermek için and etmiş olduğu diyarı kendinize mülk edinin” cümleleriyle belirlenmiştir.

Son Peygamber Muhammed Mustafa (s.a.v), Hz. İbrahim’in, oğlu İsmail kolundan gelmiş bir zürriyetidir, torunudur, şu halde O’nun ümmeti olan Müslümanlar da -şartlarını yerine getirirlerse- Tanrı’ın vadettiği Mukaddes Topraklara malik olma ve burasını vatan edinme hakkına sahiptirler. Zamanı gerçek de bu şekilde olmuş, Hz. Ömer (ra) devrinden itibaren bu topraklar Müslümanlar tarafınca fethedilerek dâru’l-İslâma dâhil edilmiştir.

Kur’an-ı Kerim, tamamı Tanrı’a ilişkin bulunan yeryüzünün bir parçasını yurt edinme hakkının ahlâkî ve hukukî şartlarını şu şekilde açıklamıştır:

“Onlar, başka değil, sırf ‘Rabbimiz Tanrı’tır’ dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Tanrı bir kısım insanları, diğeri bir kısmı ile defedip önlemeseydi, içinde Tanrı’ın adı çokça anılan kiliseler, havralar, mescitler ve camiler şüphesiz yıkılıp giderdi. Tanrı kendine yardım edenlere (şart ve sebepleri yerine getirenlere) muhakkak yardım eder. Asla şüphesiz Tanrı güçlüdür, galiptir. Onlar ki, eğer kendilerine yeryüzünde yurt ve iktidar verirsek namazı kılar, zekâtı verirler, iyiliği emreder ve kötülükten menederler, işlerin sonu Tanrı’a varır” (Hac: 22/40-41).

Müslümanların tarih süresince egemen oldukları yerlerde din ve vicdan hürriyeti bulunmuş, camilerin yanında kiliseler ve havralar da açık kalmış, buralarda Tanrı’ın adı anılmış, ayinler ve ibadetler yapılmıştır. İnsanlara dinleri, ırkları, renkleri, bölgeleri, kabiliyet ve varlıkları değişik diye zulmedilmemiş, her insana fırsat eşitliği tanınmıştır. Siyonist Yahudiler ise ırkçılığı din haline getirmişlerdir, kendilerini Tanrı’ın özgü kulları, diğeri insanları ise sağılacak inekler ve kullanılacak köleler olarak görmektedirler. Her vasıtayı mübah sayarak kendilerinden olmayan toplumların maddi ve tinsel değerlerine, varlıklarına hücum etmektedirler. Zulümle, kanla, hile ile yerleştikleri Mukaddes Topraklarda başkalarına yaşam ve yakarma hakkı tanımamakta, yerlerinden yurtlarından ettikleri insanların ıstırapları karşısında duygusuz kalmaktadırlar. Tamamı olup dururken Tanrı Teâlâ düzgüsel olarak Mukaddes Toprakları onlara yurt etmeyecektir; şu sebeple o topraklarda oturmaya ve Tanrı’ı anmaya layık olanların vasıfları hem kendi kitaplarında, hem de tüm kitapların doğruluk miyarı olan Kur’an’da açıklanmıştır ve orada Tanrı şu şekilde buyurmaktadır:

“Andolsun ki, zikirden sonrasında (Tevrat’tan yada levh-i mahfuzdan sonrasında) Zebur’da: ‘Şüphesiz yeryüzüne iyi kullarım varis olacaktır’ diye yazdık” (Enbiya: 21/105).

 


Beğendin mi ? Arkadaşlarınla ​​paylaş!

442
442 points

Sizin Reaksiyon nedir?

Ağlıyorum Ağlıyorum
0
Ağlıyorum
Sevimli Sevimli
0
Sevimli
Nayır Nolamaz Nayır Nolamaz
0
Nayır Nolamaz
Beğenmedim Beğenmedim
0
Beğenmedim
Komik Komik
0
Komik
Sevdim Sevdim
0
Sevdim
Hayran Kaldım Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Başarılı Başarılı
0
Başarılı
KuraniKerimde

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ne OLuşturmak Istiyorsunuz
Standart Soru
Kişilik testi gibi sorular hazırlayabilirsiniz.
Resimli Soru
Bilgi testi. Sorularla bilgi ölçümü yapın.
Anket
Etkili ve görsel anketler hazırlayabilirsiniz.
Makale
Başka sitelerden verileri kolayca entegre ederek listeler hazırlayabilirsiniz
Liste
Etkileyici Yazılar Oluşturabilirsiniz
Oylama Listesi
Kullanıcılar oluşturduğunuz içerikleri puanlayarak en iyi içeriği öne çıkarabilirsiniz.
Caps
Caps Resminizi seçip yükleyin
Görüntü
Resim veya Hareketli Resim
Gif
Hareketli Resimlerle etkileyici listeler oluşturabilirsiniz.