Zuhruf suresi, 61. ayette geçen “O” zamiri hakkında açıklamalar ihtilaflı mıdır? Buradaki zamir kime işaret etmektedir?

Lütfenlog in or register to like posts.
Yazı
Yanıt
Yanıt

Kıymetli kardeşimiz,

Zuhruf Suresi 57-64. Ayetlerin Mealleri:

57. Ve ne zaman ki, Meryem oğlu misâl verildi, senin kavmin derhal gülerek çığrıştılar, yaygara  kopardılar.

58.  Ve dediler ki: «Bizim tanrılarımız mı hayırlıdır, yoksa O mu ha­yırlıdır?» Bu misâli sırf bir münakaşa ve sürtüşme mevzusu olsun diye sana getirdiler. Aslına bakarsan onlar yaygaracı, hasmane tartışan bir mîllettir.

59. O (Meryem oğlu İsâ) kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğullarına örnek gösterdiğimiz bir kuldur.

60. Eğer biz, dileseydik yeryüzünde yerinize geçecek melekler yara­tırdık.

61. Ve şüphesiz O, kıyâmetin kopuş saati için bir bilgidir. Artık siz, o saat hakkında kuşku etmeyin; bana uyun.  Dosdoğru yol da budur.

62. Sakın şeytan sizi (doğru yoldan) alıkoymasın. Şundan dolayı hakkaten o açık bir düşmandır.

63, 64. İsa, açık belgeler ve mu’cizelerle erişince, «Ben hakkaten size hikmetle ve görüş ayrılığına düştüğünüz bazı hususları size açıklamakla geldim; artık Tanrı’tan korkun da bana itaat edin. Şüphesiz ki, Tanrı, benim de Rabbimdir, sizin de Rabbinizdir. O hâlde O’na ibâdet edin. Dosdoğru yol budur.» dedi.

İlgili Ayetin Açıklaması:

61. ayette geçen “O” zamiri hakkında tefsirlerde üç değişik değerlendirme yapılmıştır. Bunlar:

1. Kur’an-ı Kerim.

2. Son Peygamber Hz. Muhammed.

3. Hz. İsa (Doğrusu Hz. İsa’nın yine dünyaya gelmesi).

Değişik görüşler olmakla beraber müfessirlerin ekseriyetinin görüşü ayetteki “O” zamirinin Hz. İsa’ya işaret etmiş olduğu hakkındadır.

Ayette anlatılan “O” zamiri hakkında “Kur’an ve Hz. Muhammed” değerlendirmesini yapanların açıklaması şöyledir:

“O, kıyamete ilişik bir bilgidir” cümlesi ile müşriklere kıyamet hatırlatılmakta, dünyada düzenlerini bozmamak için saplandıkları putperestliğin âhirette başlarına neler getireceğine dikkat çekilmektedir. “Kıyamete ilişik data”nin ne olduğu mevzusunda “Kur’an, âhir süre Peygamberi, Hz. îsâ’nın yine dünyaya gelmesi” şeklinde değişik yorumlar yapılmıştır. Bazı tefsirciler, bu âyetten birazcık ilkin Hz. İsa’dan söz edilmiş olduğu için “o” zamirinin Hz. İsâ’ya işaret etmiş olduğu yorumunu yapmışlardır. Oysa İsâ’dan bahseden âyetler bittikten sonrasında başka bir mevzuya, 40-44. âyetlerde zikredilen “son Peygamber’e doğal olarak olmanın gerekliliği” mevzusuna geçilmiştir. Aslına bakarsan öteki peygamberlerin örnek olarak zikredilmesi de ana mevzu (son Peygamber’e inanma ve onu seyretme mevzusu) ile ilgilidir.

Aynca bu âyetler gelirken hemen hemen Hz. İsâ gelmiş olmadığına gore âyetin müşrikler için bir şey ifade etmesi, “kıyamet bilgisi yada alâmeti “nin, görüp anlayabilecekleri bir şey olmasına bağlıdır; bu da İsâ değil, Kur’an’dır, kendisinin son peygamber bulunduğunu söyleyen hâtemü’l-enbiyâdır (s.a.). Müşriklere düşen vazife, akıllarını başlarına devşirmeleri, şeytana değil, kıyametten ilkin gelen son Peygamber’e kulak vermeleri ve böylece doğru yolu bulmalarıdır. (bk. Diyanet Tefsiri, Kur’an Yolu: IV/671.)

Ayette anlatılan “O” zamiri hakkında “Hz. İsa” değerlendirmesini yapanların açıklaması şöyledir:

Ayetlerin İniş Sebebi: «Siz ve taptığınız (putlar) cehennem yakıtlarısınızdır.» mealindeki âyet inince, Kureyş Kabilesi’nin ileri gelenleri sordular: «Ya Muhammed! Bu hepimiz için geçerli bir yargı müdür?» Resûlullah (asm.) Efendimiz onlara: «Evet…» diyince, o inkârcılar gülüştüler ve İsa’ya da tapıldığını söyleye­rek tartışmak istediler ve sonrasında İsa Peygamberin hayatından bazı misâller verdiler. Arkasından şu şekilde dediler: «Muhammed bizlere yalnız Tanrı’a ibâdet etmemizi önermekte ve O’ndan başkasına ibâdetin sövgü bulunduğunu söyle­mektedir. Oysa Hristiyanlar İsa’ya tapmaktadırlar. Bu durumda bizim ilâh­larımız mı hayırlıdır, yoksa İsa mı hayırlıdır?» Bu sebeple yukarıdaki âyetler indi. (Lübabu’t-te’vîl;  4/108-Esbab-ı Nûzül/Nişabûri: 252)

Mevzuyla İlgili Hadîsler:

«Hiçbir kavim, üstünde bulunmuş olduğu doğru yoldan sapmamış, sadece haklı çıkmak için aralarında çıkan münakaşa ve sürtüşme (duygu ve hevesi) kendilerine (telkin edilip) verilince sapılmıştır…»

Resûlüllah (asm.) Efendimiz bu açıklamayı yaptıktan sonrasında 58. âyeti okudu. (Tirmizi, Tefsir, 43; İbn Mâce, Mukaddeme, 7; Ahmed, V/252, 256)

«Canımı kudret elinde tutan zata and olsun ki, fazlaca sürmez Meryem oğlu İsa, size âdil bir yargıcı olarak inecek, haçı kıracak, domuzu öldüre­cek, cizyeyi kaldıracak; malı köpürüp taşarcasına akıtacak, o denli ki onu kabul eden kimse bulunmayacak.» (Buhari, Büyû’, 102, Mezâlim, 3, Enbiyâ, 49; Müslim, İmân, 54; İbn Mâ­ce, Fiten, 33)

«Benimle İsa içinde peygamber yoktur. Şüpheniz olmasın ki, İsa si­ze inecektir. Onu gördüğünüz süre tanıyınız; şu sebeple O orta boylu, kırmızı beyaz tenlidir. Hafifçe sarı renkli iki elbise içinde (bir giyim-kuşamla) iner. Islaklık dokunmadığı hâlde başından su damlar. İslâmiyet adına insanlarla savaşır; haçı kırar, domuzu öldürür, cizyeyi kaldırır. Cenâb-ı Hak Onun za­manında İslâm’dan başka tüm milletleri yok eder. O, Deccal’ı da helak eder. Sonrasında İsa yeryüzünde kırk yıl eyleşir de öylece vefat eder. Müslüman­lar Onun cenaze namazını kılarlar.» (Ebû Dâvud, Melahim, 14; Ahmed, II/437)

«Meryem’in oğlu inip imamınız da sizden olduğu süre, iyi mi (bir dö­nemde ve hâlde) olacaksınız?» (Buharî/enbiyâ, 49; Müslim, İmân, 244, 246; Ahmed, 2/272, 336)

Hz. İsa (a.s.) Kıyametin Alâmetlerinden Biridir:

«Ve şüphesiz O (İsa yada Kur’ân), Kıyâmet’in kopuş saati için bir bilgidir…»

«İnne» harfine bitişik gelen üçüncü kişi zamirinin siyak ve sibak iti­bariyle Hz. İsa’ya (a.s.) râci’ olduğu anlaşılıyor. Bu zamirin Kur’an’a râci’ ol­duğunu diyenler de var; fakat birinci tesbit daha isabetlidir. Şundan dolayı âyeti, ilgili hadîslerle karşılaştırıp tefsir ettiğimiz süre bu daha da kuvvet ka­zanır.

Yukarıda mealini yazdığımız hadisler, İsa Peygamberin (a.s.) kıyame­te pek yakın bir zamanda âdil bir yargıcı olarak ineceğini haber vermekte ve böylece Onu kıyametin yakın alâmetlerinden biri olarak göstermekte­dir. Böylece Âyet-i Kerîme’de Onun kıyametin kopuş saatinin bilimsel, kısaca data ve alâmeti olduğu belirtilmekte ve mevzu hakkında bizlere data verilmek­tedir.

Sadece İsa (a.s.)ın kıyametin alâmetlerinden olması iki yönlüdür:

Biri, hemen hemen göğe yükseltilmeden ilkin ölüleri diriltmesidir ki bu, kıyamet kopup seviye değiştikten sonrasında Cenâb-ı Hakk’ın ölüleri dirilteceğini yansıtmakta ve İsa Peygamber’e verdiği bu şekilde bir kudretin bütünüyle ilâhî kudretinin eseri olduğuna işarette bulunmaktadır.

Diğeri ise, Hz. İsa’nın (a.s.) kıyamete fazlaca yakın bir zamanda yeryüzüne inmesi ve böylece ilâhî kudretin yüceliğini apaçık göstermesidir.

İslâm’ın son ve cihan dini olduğu bir kez daha isbat edilecek; İsa’nın (a.s.) Tanrı’ın oğlu olmadığı tüm yanlarıyla açıklanacak; imân edenler kurtulacak, inkârda ısrar edenler her iki âlemde de azaba uğratılacaktır.

Tanrı’ın bu açıklaması karşısında şüphenin yeri ve anlamı yoktur; her yanı ve yünüyle imân ve irfana dayanır. O bakımdan kıyametin kopuş saati hakkında mü’minler aslâ şek ve kuşku etmezler. İsa Peygamber (a.s.) inin­ce, mü’minlerin bu hususta yalnız imânı artar ve gönül yatışkanlığına ka­vuşmaları sağlanır.

Gerek gelip geçen kavim ve milletler, gerek Musa (a.s.) ile İsa (a.s.), gerekse kıyamet hakkında en sıhhatli ve en doğru bilgiyi Kur’ân vermek­tedir. Kur’ân’ı iyi anlayabilmek için de ne olursa olsun Hz. Muhammed’i (asm.) iyi bilip tanımak ve Ona uymak gerekir. «Sırat-ı Müstakiym» kısaca «en doğru yol» işte budur. Gerisi şek ve şüpheyle, duygu ve düşünceyle şekillenmiş haberlerdir. 61 ve 62. âyetlerle bu hususlar oldukça net ve açık bir anlatımla özetlenmekte, araştırıcılar için hareket noktası belirlenmektedir. (bk. Celal Yıldırım, İlmin Işığında Asrın Kur’an Tefsiri)

Merhaba ve yakarma ile…
Sorularla İslamiyet

birimın tarafınca Çar, 04/05/2011 – 12:00 tarihinde gönderildi

Reactions

0
0
0
0
0
0
Already reacted for this post.

Reactions

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir